DOLAR 7,6624
EURO 8,9139
ALTIN 458,32
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 23°C
Sağanak Yağışlı
Afyon
23°C
Sağanak Yağışlı
Cts 28°C
Paz 27°C
Pts 28°C
Sal 30°C
YAZARLAR TÜMÜ

TIPKI ÖYLE

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
08.07.2014
27
A+
A-

Günümüz Türkiye’sinde iktidarı ele geçiren güçler, bundan 130 yıl evvel de sahnedeydiler. Türkü hor gören, küçümseyen ve parçalayıp köle durumuna getirmeye çalışan bu zihniyet; gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde hareket etmektedirler. Şer odaklarının birleşmesiyle ve devlet alanlarında gerçekleşen kadro yapılanmasıyla Osmanlı’nın yıkılışını hazırlayan o döneme bire bir benzemektedir.

Kendileri padişah edasıyla saltanat sahibi olarak gören iktidar sahipleri; O zaman da Arnavut, Boşnak, Ermeni ve Rum’un yaptığı gibi Türk’e küfrediyor, hakaret ediyor ve küçük görüyordu.

O dönemde Osmanlı’yı bölüp parçalamak isteyen azınlıklar; Türk’e kin, nefret ve öç alma duygusu halindeydiler. Bu günde Türk’e aynı kin, nefret ve öç almak isteyen iktidar sahipleri vardır.

Padişah saltanatın sahibidir. Oysa günümüz Türkiye’sindeki Anayasal düzende saltanat, ulusundur. Vahim olan durum ise; Anayasa’nın Türk’ü koruması gerekirken, Türk Anayasa’yı korumak zorundadır. Görüyorsunuz işte sizin elinizle, sizin oylarınızla değiştirmeğe kalkışıyorlar!

Bir Osmanlıcılıktır tutturmuş gidiyorlar gündüz gece, ama Osmanlı’nın son dönemlerine gitmeniz halinde birçok ortak nokta bulacaksınız.

Osmanlı, toprakları genişletme ve sınır güvenliği konularında azınlıklara güvenmemekte ve orduları tamamen Türklerden oluşmaktaydı. Türkler cephelerde Osmanlı tebaasının canlarını, mallarını

ve namuslarını korurken, Osmanlı’nın azınlık tebaası ise; siyasetle, ticaretle, sanatla uğraşıyor devlet görevlerinde üst düzey yönetimlere kadar geliyor, mallarına mal, paralarına para katıyorlardı. Arnavut, Bulgar, Boşnak, Yahudi ve daha birçok azınlık özellikle Ermeniler devlette ve ticarette en üst makamlara geliyor devlet içinde örgütlenmeye, yayılmaya hızla devam ediyorlardı.

Daha 1882 yılında her azınlık kendine bir harita hazırlayarak, Osmanlı’nın yıkılışından sonra buraları almak için İngiliz ve Fransız hükümetlerine bunu kabul ettirmeye çalışıyorlardı.

Aynen bu günkü gibi azınlıklar; dernek ve vakıflar kurup, cemaatleri de arkalarına alarak çeşitli eylem ve entrikalarla Osmanlı’nın kuyusunu kazıyor, Türk’ü yok etmenin planını yapıyorlardı.

Birinci ve İkinci Balkan Savaşları memleketi harap ederken her kafadan bir ses çıkıyordu. Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük akımları adeta birbiriyle çarpışıyordu. Oysa; Osmanlıcılık akımına yapışanların çoğunluğu ve İslamcılık akımına kapılanların üst düzey kısmı ortaya attıkları fikirlerde hiç de samimi değillerdi. Bu fikirleri paravan olarak kullanıyor, aslında azınlık ırkçılığı ve Türk düşmanlığı yapıyorlardı.

Günümüzde de boy gösteren bu akımlar ve onları kukla gibi kullanan cemaatler; Türk ulusunun değer yargılarıyla oynuyor, düşünce adamlarına ve önderlerine eziyet ediyor aydınlarını bir şekilde susturuyor.

Niyetleri; Osmanlı zamanında yükselerek tüm dünyaya kafa tutan Türk Milliyetçiliğini bastırmak değil mi?

Ilımlı İslam hareketini azdırmak ve Yeni Osmanlıcılık sapkınlığıyla halkın kafasını bulandırmak değil mi?

Sorarım size: “Bu ülkede faşizm ile komünizm ile solculuk veya sağcılık ile darbecilikle suçlanarak” çile çektirilenler var mı?

Peki, kapitalist diye ceza alan bir tek kişi gösterin. O halde aramızda kapitalist yok. O zaman batı bize kötüyü dayatmış, kendisine yararlı olan iyiyi kendisi kullanmış. Biz birbirimizi boğazlarken, kapitalizm ise sömürü zihniyetiyle malına mal, parasına para katmaya devam ediyor. Ne oldu bize de bu hale düştük?

Türk demek ne zaman ayıp oldu. Kürt, Ermeni ve diğerleri televizyonlarda bizim aydınlarımıza hakaret ederken, kelepçelenip zindana götürülürken bizim sesimiz neden çıkmıyor?

Hukuka saygılılık adına, iştahı kabarmış emperyal canavara daha ne zamana değin yem olacaksınız?

Osmanlı’yı da bölen ve parçalayanların torunları olan iktidar sahipleri çok iyi biliyorlar ki; Atatürk bir daha gelmeyecek. Bu yüzden rahat hareket ediyorlar. Mustafaları hapse atıyorlar.

Bilmiyorlar ki, Mustafa Kemaller tükenmez!

TIPKI ÖYLE

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
24 Ekim 2014
26 Şubat 2016
9 Haziran 2016
30 Eylül 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.