DOLAR 7,6929
EURO 8,9975
ALTIN 460,36
BIST 1.103
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 27°C
Az Bulutlu
Afyon
27°C
Az Bulutlu
Per 27°C
Cum 22°C
Cts 26°C
Paz 26°C
YAZARLAR TÜMÜ

ÖMRÜN TÖRPÜSÜ

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
20.07.2014
36
A+
A-

Törpü; bir nesneye şekil verirken kullanılan, sürtündüğü nesneyi tahrip ederek istenilen şekli verirken, sürtüldüğü kütleyi de azaltan alete denir. İnsanların ömrünü zaman içinde azaltarak yok eden etkenlere de “ömür törpüsü” denildiğini bilirsiniz.

Orix, kertenkele ve ceylanlar su içmeden, bitkileri yiyerek uzun süre yaşayabiliyorlar. Demek ki, su bulamayanlar bitki de yiyemedikleri zaman, ömürlerini tüketeceklerdir. Onların ömürlerini törpüleyen bir neden de susuzluk ve bitkisizliktir.

İnsanın günde ortalama 80 ile 100 tel saçı dökülür. Sonuçta kafada saç seyrekleşir ve hatta kalmaz, insan kel olur. Buna neden olan salt hastalıklar değildir. Çoğunlukla da yaşanan sıkıntıların saç dökülmesine neden olduğu söylenir.

Sıkıntı; insanların yaşadıkları çaresizlikler, doyumsuzluklar ve engeller sonucunda bozuma uğrama, şaşkınlık, huzursuzluk, kırılma ve kırgınlık olarak ortaya çıkan surat asma halidir.

Sıkıntı salt saç dökülmesine neden olmakla kalmaz, yoğunluk arttıkça tinsel ve bedensel rahatsızlıklara da yol açar. Bu da insan ömrünü kısaltan önemli bir törpüdür.

Gülmek için 17 kas birden çalışır. Ama surat asmak için 43 adaleye gereksinim duyulur. Demek ki, sıkıntılar ve surat asmak çok daha fazla enerji harcamanızı gerektiriyor. İşte böylesi gerçekler karşısında “Demir nemden, insan gamdan çürür” demişler. “Ağacı kurt, insanı dert yer” özdeyişi de aynı sonucu anlatmıyor mu?

Mutlu yaşamak ömrü uzatıyorsa, mutsuz olmak da hayatı sonlandırıyor demektir. Onun için; “Ayağını sıcak tut başını serin, gönlünü ferah tut düşünme derin derin” demişler, değil mi?

66 yıllık ömrümün edindiği deneyimler sonucunda, usuma daha neler düşmüyor ki!

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Duvarı nem, yiğidi gam yıkar. Neşeli ol ki, genç kalasın. Neşe, sindirimi kolaylaştırır.

Küresel sömürgen işbirlikçisi, yozlaştırılmış İslam müritleri; yaşanası şu güzelim memlekette korku imparatorluğu kurdular. Bitki ve hayvanların genetiğiyle oynayarak, insanların biyolojisini bozarak, ülke toprağını paramparça etmeye yönelerek, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ömrünü törpülüyorlar.

Ulus değerleri yozlaştırıldıkça, “Türk gençliği” değişime uğrayarak yok oluyor. Kuran ve geliştiren Kemalizm’den ödün verdikçe “Türk ulusu” törpüleniyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ömrü kısaltılıyor…

Longfeelow’un dediği gibi; Sabah yaklaştıkça, gece kararır. Bilirim: musluk başlarını tutan badem bıyıklı ampul bayraklılar gecenizi kararttı, çünkü sabah oluyor.

John Morley; “Siyasetle ahlâkı ayıranlar, ikisinden de bir şey anlamamışlar demektir.” diyor. Siz çarıklı erkânıharp gibisiniz. Napolleon Bonapart’ın; “Olanaksızlık, salt sersemlerin sözlüklerinde bulunan bir kelimedir” diyen özdeyişini de anımsarsınız.

Evet, Greville doğru söylemiş: “İnsanı kendisi kadar kimse kandıramaz.”

St. Augustine “İnanç, görmediğimize inanmaktır. Bunun armağanı da inandığımızı görmektir” derken, Balzac da “İnsan ya acılarını unutmasını ya da mezarını kazmasını bilmeli” demekte!

Bu sözler boşuna mı söylenmiş?

Ama yine de umutsuz olmayın. İnsanın yapısında eğitmekle düzeltilemeyecek hiçbir özellik yoktur. İnsanlar gibi uluslar da deneylerle güçlenir.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.