DOLAR 8,3198
EURO 9,7670
ALTIN 501,98
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 18°C
Sağanak Yağışlı
Afyon
18°C
Sağanak Yağışlı
Cum 18°C
Cts 15°C
Paz 16°C
Pts 15°C
YAZARLAR TÜMÜ

KÖYLÜLERİN KADASTRO ŞAŞKINLIĞI

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
15.01.2015
40
A+
A-

           Bir ara Afyonkarahisar’ın Hocalar İlçesi’nin Örencik Köyü’nde ‘tapu isyanı değil’ kadastro şaşkınlığı yaşanmıştı.

2006 yılında sürdürülen tapu kadastro çalışmaları sonucu askıya çıkarılan tapu listelerini

gören köylülerin, sahip oldukları arazilerinin kendilerine tapusu verileceği günün sevincini yaşayacağı günleri beklerken; çoğu arazilerde olmadık insanların hissedar gösterilmesi, birçoğunun tarlalarının ve hatta oturdukları evlerinin adlarına yazılmaması, alakası olmayan isimlere tarla ve ev yazılması gibi kargaşalıkların yaşanmasına neden olduğu iddia ediliyordu.

Son çeyrek yüzyılı anımsarsanız; bu tür şikâyetler, kadastro çalışması yapılan tüm yurt sathında ayyuka çıkmıştı da duyanlar olmadı…

Görevlilerin, arazi kullanmakta olan gerçek sahipleri yanlarına yaklaştırmadıkları ve bilirkişilerle ilgilenmediği iddialarının üzüntülere yol açtığı haberlerinin, salt yerel basında yer almakla kaldıkları gözlemlendi.

Mülkiyete sahiplenme duygusu içindeki orada yaşayan ve durumu fark eden yurttaşlarımız bu mücadeleyi yaşarken,  o günlerde geçim ve kazanç peşinde gurbete düşmelerinden dolayı o yörede yaşamayan, durumlardan haberdar olamayanlar bir şeyler yapabilirler miydi?

Ben şahsen, buna benzer nedenlerden dolayı tapusu dedemin üzerinde olan ve annemden bana intikal etmesi gereken, halen kullanmakta olduğum bir zeytinliğin gerçek sahibi olmaktan çıkarıldığım için o köylüleri en yakın değerde anlayan biriyim.

Devlet, yurttaşından haraç alır gibi, tapulu malına gerekçesiz el koyabilir mi? Yasa gereği, on yıl içinde dava açması gereken bu yoksul insanları mahkeme kapılarına zorunlu bırakanlar utanmalıdır.

Haberdar olamadıkları için dava açamayan fakat konuyu duyduklarında dava açanların, dilekçelerinin yetkisizlik nedeniyle davalarının dahi görülmediği milyonlarca insanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmesi gerekiyor. Kişi hak ve özgürlüklerini, mülkiyet haklarını Türkiye dışındaki yetkili mahkemelere giderek aramaya yönelenleri, kendi devletlerini bir takım memur kisveli insanların aymazlığı nedeniyle ‘şikâyet etme’ onursuzluğuna gönderenler utanmalıdır.

Bu vesileyle tüm milletvekillerini uyarmak durumundayım.

Hiçbir gerekçenin mülkiyet hakkını zedeleyemeyeceği veya kişinin elinden alınamayacağı

gerçeğinden hareketle bu konudaki işlerliği olan yasal düzenlemeler değiştirilerek mağduriyetler geriye dönük olarak önlenmelidir. Kadastro geçen yerlerdeki mülk sahiplerinin ellerinde köy senedi veya tapu olduğu halde, o yerleşim yerinde uzun süre bulunamayışı veya her hangi bir elinde olmayan nedenle yasal bürokratik yükümlülüklerini yerine getiremediği gerekçesiyle mülkiyetindeki yerin başka insanlara veya kurumlara ya da hazineye yazılması veya orman arazisi olarak tescil edilmesi önlenmelidir.

            Yurdumuzun belli bölgelerinde elân varlığını sürdüren toprak ağalığı, aşiret reisliği, şeyhlik, tefecilik gibi Ortaçağ kalıntısı ilişkileri kökünden temizlemek; köylüyü özgürleştirmek; ülke bütünlüğünü sağlamlaştırmak; tarım üretimini çağdaşlaştırmak, verimli kılmak ve geliştirmek; başta ormanlarımız ve sularımız olmak üzere doğal kaynaklarımızı korumak amacıyla toprak reformu yapılmalıdır. Toprak reformunun uygulanmasına, Köy Meclisleri önderlik etmelidir.

Unutulmamalıdır ki; Alfred E.Smith’n de dediği gibi: Demokrasinin kusurları, yine demokrasiyle kapatılır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.