DOLAR 7,9277
EURO 9,4717
ALTIN 462,82
BIST 1.334
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 8°C
Sisli
Afyon
8°C
Sisli
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 12°C
Pts 10°C
YAZARLAR TÜMÜ

SEYİRCİ KALMAYIN

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
04.07.2014
51
A+
A-

Toplumcu ve gerçekçi idealleri olan insanlar, hiç tanımadıkları insanların yaşaması, var olması için ölmeyi göze alabiliyorlar. Mussolini, böylesi tavırlar ve seslenişler karşısında; “ekmek için bağırıldığını duydum, ama özgürlük için bağırıldığını asla işitmedim” diyerek şaşkınlığını ortaya koyuyordu.

Bu gün de; zalim düzen, ekmeğimizi elimizden aldı, bizi emperyalist sömürgenlere köle yaptı ve böylece özgürlüğümüzü de elimizden aldı.

Bu faşizme kurban olduk hepimiz!

Görüyorsunuz işte: Özgürlük diyerek iktidar olanlar, hükümet ettikçe zalimleşiyorlar. Özellikle Türkiye’deki siyasal parti liderlerinin kişiliklerinde bunu saptayabiliyorsunuz.

Bu Türkiye ki; hasretle yanıp tutuşarak erki ele geçirenler, uzun yıllar koltuklarda oturunca gaddarlaşıyorlar. O nedenle de Türkiye; birliğe değil, dağılmaya koşuyor. Aklımız, yüreğimiz, aşkımız; ‘Vatan’, ‘Namus’, “Ahde vefa” diyen dillerimiz sanki lâl oldu. Korku içinde büzülen demokrasiyi, yurtseverlik ve insan onurunu, en son dağlardan, taşlardan silinen Türkiye onurunu: “Ne mutlu Türküm Diyene!” demeyi hepten yok saydık.

Kimileri, “Canlı ceset olmak iyidir, ne yapalım” dedi. Yaşamayı, faşist düzenin esiri olmamaya tercih edenler ise Silivri’de toplandı.

Kimileri, “Şu yaygaracıya ne istiyorsa verin, susturun” diyebilir. Ama bilirler ki: “Faşizme neyinizi ve kimi verirseniz verin doymaz.”

Şeytanla yatağa girip, çarpılıp çıkan bu canavarları kızdırmamak için ne verseniz, gene de kapınıza gelmesini engelleyemezsiniz. Onların kuracağı komplolara teslim olmak zorunda kalırsınız.

Size ne vaat ederlerse etsinler, bilirsiniz ki; bu faşistler sözlerini asla tutmazlar. Faşizm; yalancıdır, katildir, komplocudur, kargaşacıdır. Onlar, dolayısıyla onlara oy verenler emperyalizmin uşağı olagelmişlerdir. Sizler de öz çıkarcılığınız nedeniyle bunların kıskaçlarından kurtulamıyorsunuz.

Bunlara karşı: “omuz omuza” mücadele dışında yol var mıdır?

Dilerseniz, şu yaşadığınız zalimlere ve zulmün kışkırtıcılarına her gün kanabilirsiniz!

Siz ne yaparsanız yapınız; gerçek, karanlığın üzerine doğacak güneştir. Gece uzun sürüyor diye güneş doğmayacak sananlar, şafakta çok ama çok pişman olabilirler!

Çünkü gerçek, er veya geç her şeyi aydınlatır. Bugün bizi yok etmek için kurulan karanlık tezgâhlar, gün geldiğinde, güneş doğduğunda ortadan kalkar. Ulus korkmaz, faşist canavarın karşısında geri çekilmez ise aydınlığa çıkış kolaylaşır.

Siz de öylesine hallerde korkmayın; özgürlük ve demokrasi, hak ve hukuk için bağırın. Ekmek, özgürlük ve dayanışma için cesaretinizi ve mücadele ateşinizi canlandırın. Faşist canavardan Cumhuriyet’i, demokrasiyi, yurdu ve kendinizi ancak böyle kurtarabilirsiniz.

Mutlu bir başka vatan, ancak sizlerin özverisiyle oluşacaktır. Ülkede demokrasinin, barışın, ulusun geriye götürülmesine; demokrasinin kuru bir formaliteye dönüştürülmesine seyirci kalmayın.

Size de çok pahalıya mal olacak öylesine düzene alet olmayın. Ulusal değerlerinizi ve ülkenizi önemseyiniz. Bu canavara teslim olmazsanız, yem olmazsınız!

Cumhuriyet devriminin hukukçularına yakışan; hakkın, hukukun, halkın, ulusun yargıcı olmaktır. Ulusun varlığı, bütün soyut ve budala tartışmalardan; millet, milliyet, dil üzerindeki bütün bilimsel, kuramsal, reklâmsal yargılardan daha gerçektir.

Güncel işbirlikçi medya söylemi, yarı cahilin düşünme yetisini karartıyor. Örneğin Türk sözcüğünün içerdiği varlık, tespih gibi kullandıkları demokrasi sözcüğünün içerdiğinden bin kat daha eski ve doğrudur. Çünkü siz, Türk Milleti olarak bu devleti kurdunuz. Bunun için ölenler Bulgar, Rum, Ermeni değildi.

Dünya’da yüzlerce ulusal devlet değişik koşullarda doğdu. Oluşma süreçleri farklıdır. Fakat son günlerde ilginç olan; her devlet için meşru sayılan ulus devlet olabilme hakkının Türklere yasaklanmasıdır.

Şili’nin başkenti Santiago kentinde, Belediye; kentte yaşayan kişilerin örnek alması için, Apoguindo Caddesi’ndeki Novigod Parkı’na, Atatürk’ün, üzerinde bazı sözlerin de yer aldığı rölyefini yaptırmış. Rölyef ve rölyefin bulunduğu anıt duvarın üzerinde İspanyolca, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, vatanının fedakâr ve sadık hizmetkârı, benzeri olmayan kahraman, insanlık idealinin canlı emsali… Bütün hayatını Türk Milletine vakfetmiş, milletine kendi ruhunu, ateşini vermiştir. Hatırası milletinin ruhunu ateşli tutan sönmez bir meşale olarak yaşamaktadır.” sözleri yazılı.

Belediye Başkanı Danıel Dumoulın, bakınız ne demiş:

“Türkiye; Atatürk’ü Allah’a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk’e…”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.