DOLAR 7,9620
EURO 9,4635
ALTIN 464,38
BIST 1.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 11°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
11°C
Parçalı Bulutlu
Çar 7°C
Per 7°C
Cum 8°C
Cts 9°C
YAZARLAR TÜMÜ

KİLİSEYE BAĞIŞ VAR, DEVLETE VERGİ YOK

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
16.12.2014
69
A+
A-

Dinler arası diyalog çalışmaları ile tanınan Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen’in bir kiliseye yaptığı yüklü miktardaki yardım, Akşam Gazetesi yazarı Nagehan Alçı tarafından gazetedeki köşesine taşınınca ortaya çıktı.

Almanya’nın en önemli Protestan kiliselerinden biri olan Dresden’deki Frauenkirche, 2. Dünya Savaşı’nda bombalanıp yerle bir olmuş bir yapıt idi. Bu kilise, Doğu Almanya döneminde onarılamadı. Daha sonra, iki Almanya’nın birleşmesinden sonra Frauenkirche’nin onarılması gerektiği tartışmalarının alevlenmesiyle, kilisenin onarımına 1992’de başlanıyordu. Restorasyon çalışmaları yıllar aldı ve onarım için toplam 182 milyon Euro harcandı. Bunun 70 milyonu Alman devletinden geldi. Geri kalan ise kişi ve özel kurumların yardımlarıyla karşılandı.

Her dem, adeta bir kilise daveti bağnazlığıyla davranan Almanya Hükümetlerinin dahi, Türkiye’deki irticai odakların dahi kendi hükümetlerine yüklenmediği kadar eleştiriye maruz kalmıyor, ama özel finansörler işi hallediyordu. Devlet desteği dışında toplanan yaklaşık 110 milyon Euro’luk yardımın en büyük bölümü, devletine vergi vermeyi zul sayan bir tarikat lideri olan, Amerika kaçkını Feto’dan geldi.

O Gülen ki; kendi devleti ve ülkesinde laik devlete vergi vermeyi uygun görmediğini yaydığı halde, bir tek camiye ve bir kiliseye yardım etmediği halde, bu tip yardımları devletin örtülü ödeneği gibi gizli tutarken; ABD’de de bazı kiliselere yardımda bulunmasını anlamlı bulmuyor musunuz?

Bunun kamuoyuna yansıtılmamasına rağmen, Almanya’daki o kiliseye yüz binlerce Euro bağışlamasını deşifre ettirmesi de çok manidar!

Halktan aldıkları halde kendi halkına vermeyenler, bu ülkede kazandıkları halde devletine vergi vermeyenler, el ülkelerinde savurganca davranıyorlar. Bunların hesabı ise sorulmuyor. Yaptıklarının hesabı sorulmaya kalkışılsa soluğu yurt dışında alıyorlar, affa uğramaları için yasalar değiştiriliyor. Millet ve devlet adına hesap sorma görevini yapanlar tutuklanıp cezaevlerinde çürümeye bırakılıyor. O millet ki, tüm bunlara çöl ortasındaki koyunlar gibi melül melül sessizce bakıyorlar…

Halk; kuşatılmış, çaresizleştirilmiş. Halkın millet olması gerek. Millet, halkı ümmetleştirenlerden kurtarılması gerektiğine ve Anadolu’nun bir kez daha bunlardan temizlenmesi gerektiğine inanıyor. Başka yolu yok!

“Hayatta en gerçekçi yol gösterici, bilimdir” diyen Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün şu ünlü deyişlerini de bir kez daha anımsıyoruz:

“Biz; yaşamını, bağımsızlığını korumak için çalışan emekçileriz. Kurtulmak, yaşamak için çalışan ve zorunda olan bir halkız! Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Ama çalışmakla bir hakkı elde ederiz. Yoksa sırt üst yatmak ve hayatını çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur.

Halkçılık; toplum düzenini emeğine, hukukuna dayandırmak isteyen bir sosyal doktrindir. Biz bu hakkımızı korumak için, toptan ve ulusça, bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmayı uygun gören bir doktrini izleyen insanlarız.”

“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşama yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, önce onurlarını, sonra özgürlüklerini, daha sonra geleceklerini yitirmeye mahkûmdurlar.”

Siz; Halktan aldıkları halde kendi halkına vermeyip, bu ülkede kazandıkları halde devletine vergi vermeyen, el ülkelerinde savurganca davrananlardan ne zaman hesap soracaksınız?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.