DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
ALTIN 461,55
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 13°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
13°C
Parçalı Bulutlu
Paz 13°C
Pts 12°C
Sal 10°C
Çar 11°C
YAZARLAR TÜMÜ

İslam’da kurallar değişmez

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
08.09.2014
57
A+
A-

İslam dini kuraları zaman içinde asla değişmez. Muhammed Peygamber; bir süre sonra ümmetinin yani Müslümanların yetmiş iki gruba ayrılacağını, ama salt kendini izleyenlerin dışında kalanların azaba uğrayacaklarını işaret etmiştir.

Nitekim Hz.Muhammed’in ölümünden sonra ortaya çıkarılan mezhep ve tarikatlar, o işaret edilen sapıtmalar değil midir?

Ne söylediğim önemli değil, ne anladığın önemlidir. Allah’ın ne söylediği, peygamberin o sözleri nasıl yorumladığı belli, ama insanların organ ve yeteneklerinin farklılığından dolayı gördükleri ve anladıkları çok daha farklı olabiliyor. Dolayısıyla insanların çoğalması ve farklı coğrafyalara yayılmasına koşut iletişim yetersizliklerinin de katkısıyla algılamaların daha da farklılaşacağı beklenebilir. Zaten peygamber de ona işaret etmektedir.

Asıl olan, salt kutsal sözler ve peygamberin söz ve uygulamaları, bir başka deyişle yorumu yani sünnetidir. Bunun dışında kalanların azaba uğrayacakları gayet açık.

Buradan hareketle, birtakım insanlar İmam-ı Azam Ebu-l Hanife gibi değişmezlikten dem vuruyor.

Değişmemesi gereken ne?

Değişmemesi gereken; Sözün kendisi, inancın özü, amel ilkeleridir.

Yorum hürdür, sansür edilemez. Tanrı ile kulun arasına girmek günahların en büyüğü olan şirk değil midir?

Kur’an; Dünya üzerinde yaşayan insanların aşiretler, kabileler yani milletler halinde yaşadıklarını ya da yaşayacaklarını ve her millete peygamber gönderildiğini ifade ederken, İslam toplumunun mezhepler ve tarikatlar anlamında paramparça olacağını söylemediği gayet açık.

Her millete peygamber gönderilmesi neyin kanıtıdır?

Allah’ın sözlerinin yetkili ağzından o milletin anladığı dilde ifadelenmesi ve o toplumun coğrafyasına özgü yaşam biçiminden hareketle yorumlanmasıdır.

Hepsinde de Allah birdir, Peygamber elçidir. Şükretmek, secde etmek, temiz olmak, yardımlaşmak ve dayanışmak esaslardandır.

Allah’ın var ve tek olduğuna inanmak, kendi diliyle ikrar etmek esastır. İkrar; bu inancını herkesin kendi diliyle söylemesidir. Arap’ın Arapça, İranlı’nın Farsça, Türk’ün Türkçe, Alman’ın Almanca, İngiliz’in de inancını İngilizce ifadelemesi esastır. Tanrı, tüm insanların sözlerini duyar, bütün insanların eylemlerini görür.

Dört mezhep hak diyorlar. Fetva veren kim?

Sözüm ona Mu’tezile, Şi’a, Hâriciye, Mürcie, Neccâriyye, Cebriye, Müşebbihe adlarıyla anılanlar o bölünmelerin en büyükleri imiş. Kim ölçmüş, ölçüsü neymiş? Diğerlerinin küçüklüğü geçersizliğinin bir ölçütü müdür?

Dikkat ederseniz; büyüklük ya da küçüklüğü, inanç etrafında toplaşanların sayısal çokluğuna koşut ifadeleme çabasını gözlemlersiniz. Bu çokluk, zaman içinde değişkenlik göstermiyor mu ya da gösteremez mi?

Demek ki, hak olan; inancın, ikrarın ve amelin kendisidir. İslâm’da kurallar değişmez.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.