DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon
Parçalı Bulutlu
16°C
Afyon
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

DEOLOJİK YÖNETİM

11.01.2019 15:31
0
A+
A-

Dünkü yazımızda kısaca bahsettiğimiz ideoloji bahsini bugüne uyarlarsak; yaşadıklarımızı da göz önüne alarak
1- Din ideolojik düşünülemez. Hele hele İslam dini hiç olamaz. Cunku İslam evrenseldir ve nazil olduğu andan itibaren kıyamete kadar gelecek bütün insanlara aittir. İnansa da inanmasa da. Bu minval üzre olan bütün grup, cemaat ve topluluklar ideolojik yapının ürünü olarak doğmuş oluyor. Ve bundan kurucuları ne kadar halis ve samimi de olsalar daha sonraki mensupları ideoloji kılıfını giydirmis oluyorlar. Dünden bahsettiğimiz bütün kalıplar bugünkü uygulama ya ne kadar da yakışıyor. Buna cami kuruluşları dahildir. Hatta bizde olmayan ama diğer İslâm devletlerinde olanlarda bu kalıba giriyor.Din ideolojik olmasa da maalesef biz uygulama da – dinin va’z edilişine aykırı olarak- müslümanlar ideolojik hale getirmiştir. Çünkü İslâm da;,renk, bölge ,etnik kimlik, yaş, cinsiyet, meslek, iş vb. hiçbir şey değer ifade etmez. Aslolan kulun Allah’a inancı ve itaatidir.
2- Devlet yönetimi ideolojik olamaz. Devlette ,halkinda her renkten,boydan, meslekten,etnik kimlik ve her inançtan insan bulunur. Bunlari hangi ideolojik gruba koyarak adil bir şekilde yoneteceksiniz?
Bugünkü yönetim şeklinde de bariz şekilde görülmektedir ki,iki türlü İDEOLOJİK idare iç içe geçmiştir. Hem din hem devlet. Eğer herhangi bir vatandaş kendini bir şekilde endişe ve korku içinde hissediyorsa, az yada çok, doğru yada yanlış farketmez,orada ideolojik hükümranlık var demektir.
3- Devleti oluşturan kurum ve kuruluşlar. Kurumlar vazifelerini devletin temel kanunu anayasa ve kanunların sınırlarını çizdiği sekilde ifa etmek zorundadır. Esasen hiçbir anayasa ve kanunlar evrensel cizginin dışında değildir. Uygulamalar da bu sapkınlık olmaktadır. Sivil kuruluşlar da ideolojik görev yapamazlar ve onlara kanunlar çerçevesinde kişilere hizmet vermek zorundadır.
4- Kişiler; sıfatı, vatandaş, seçmen, üye,yada halk olsun herkes hem diğer insanlara karşı hem devlete karşı sorumluluğunda ideolojik davranamaz. Herkes kendi dünyasında adalet anlayışını benimseyip uyguluyor olması gerekir. Kimseye ne üstünlük taslayacak, ne hükümranlık kurmaya çalışmaması gerekir. Seçici olduğu durumlarda ideolojik değil pragmatik ve sekuler düşünmesi gerekir. Bir partiye oy verme durumunda, hemsehricilik, bölgecilik,din,meslek,cinsiyet gibi subjektif kriterleri hayatına ölçü yapamaz. Bağnaz ve tutucu olamaz.Nasilki günlük işlerini görürken en iyi malzemeyi arar,en iyi iş yapan insanı ararsa, ülkeyi yönetecek insanların da liyakatina,ehliyetine bakarak tercih yapması gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları
15.12.2020 09:20
15.01.2019 10:04
02.01.2019 09:52
03.01.2019 13:36
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.