DOLAR 7,8672
EURO 9,3116
ALTIN 481,97
BIST 1.210
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 19°C
Gök Gürültülü
Afyon
19°C
Gök Gürültülü
Çar 17°C
Per 20°C
Cum 21°C
Cts 21°C
YAZARLAR TÜMÜ

AVRUPA SEÇİMLERİ DERSİ

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
22.03.2017
28
A+
A-

Son Avrupa ülkelerindeki seçimlere ilişkin çözümlemelerin yanlış değerlendirilmesi, kafaları karıştırıyor. Buralarda meydana gelen olay ve olguları anlayabilmek için, tarihsel süreci de irdelemek gerek. Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla başlayan süreçte Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin konumu anlaşılmadıkça doğruyu bulmak da olanaksızdır.

Soğuk savaş boyunca, “tampon işlevi” gören SPD, duvarın yı- kılmasıyla birlikte gereksizleşti. Karmaşık bir aygıtı parçalayıp da yeniden bir araya getirdiğinizde, sıkça başınıza gelen bir durum vardır: Kimi ufak tefek parçalar artar. İşte SPD’nin durumu buna benzetilebilir.

Karşıtsız kalan küreselleşme dalgası; kimi zaman geleneksel sağ partileri, çoğu zaman da SPD aracılığı ile insana ve topluma dair ne var, ne yoksa bir sel gibi önüne katıp götürürken, günümüzdeki sonuçları da hazırlıyordu.

Gelinen sonu, geleneksel söylemlerle yeni liberal eğilimleri kaynaştırma çabalarının iflası olarak da algılanmalı.

Anlamını ve amacını yitiren “sosyal demokrasi” Dünya’da olduğu gibi, ülkemizde de bunalıma sokmadı mı?

Eğer, sosyal demokrat bir parti olarak küreselleşmecilik rolünü üstlenmekte sakınca görmezseniz, sonunuzun gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü her konuda olduğu gibi siyasette de aslı varken suretinin ilgi görmesi, eşyanın doğasına aykırı bir durum olurdu.

Ulusalcı duruşunu terk eden Türkiye’nin CHP’si de, DSP’si de politikalarındaki belirgin AB sevdasını söndürmedikçe sonun sonlarına gelmeleri gayet doğal!

Geleneksel ve duygusal “sosyal demokrasi” sevdalıları son Alman seçimleri sonuçlarından sonra karalar bağlayacaklardır. Bugünlerde yaşanmakta olan ve son 60 yılın en derin durgunluğu olarak da adlandırılan ekonomik kriz, bu hezimetin bugün yaşanmasına ve su yüzüne çıkmasına yol açmıştır.

Ne yazık ki; o partilerin liderlikleri bu gelişmeleri göremeyecek denli zayıf birer kişilik olduklarını kanıtlamışlardır. Sosyal alandaki aşınma ve ekonomideki yıkımlar karşısında yeni liberal eğilimlerden farklı söylemler ve çözümler öneremeyen bir eğilim, adı “sosyal demokrat” olsa da tarih sahnesinden yitmek durumundadır.

Çoğu zaman olduğu gibi bu konuda da, asıl görülmesi gereken gözden kaçacak mıdır?

Bu olumsuzluktan bir olumlu durum gelişmektedir. Ulusalcı duruşta dik duranlar sempati toplamakta ve ne denli bertaraf etmek için tertiplerle karşılaşsalar da hızla çoğalmaktadırlar. Neoliberal eğilimlerin yarattığı yıkımı ve yitimleri öne koyarak, cesaretle bu politikalara karşı durarak önemli bir güç odağı olma yolundadırlar.

Çünkü Avrupa’da gelişen liberal akımlar ve Sosyal Demokratlık ya da bir başka deyişle Demokratik Sol denen akımlar, Kemalizm karşıtlığıdır. ABD’nin toplumun değer yargılarını değişime uğratırken kullandığı araçlardır.

Bu nedenle sözde değil de, özde ‘sol’ olanlar kazanıyor. “Sosyal demokrat” etiketli yeni liberal eğilimler kaybediyor.

SPD’nin yaşadığı bu yere seriliş, ilk örnek de değildir!

Örneğin, Türkiye’nin aslan sosyal demokratlarının bir türlü hükümet olacak denli oy alamayışları gayet net ve somuttur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.