DOLAR 7,3862
EURO 8,9448
ALTIN 437,75
BIST 1.467
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Yoğun Kar Yağışlı
Afyon
9°C
Yoğun Kar Yağışlı
Per 1°C
Cum 2°C
Cts 5°C
Paz 9°C
YAZARLAR TÜMÜ

Rüşvet Ahlak çöküşü

09.04.2018
59
A+
A-
Futbol hastasıydı.
Sevdalısı olduğu takımın maçlarını kaçırmazdı.
Birgün Hollanda’ya düştü yolu.
Maç gününe kadar,  vb, tozdu, gönlünce eğlendi.
Bir defasında gündüz vakti arkadaşlarıyla bir iki bira içmişti.
Sarhoş değildi.
Ama kiraladığı arabayla oteline giderken, trafik polisi çevirdi.
Yanındaki arkadaşları “eyvah” dedi.
O sakindi.
Yasalara saygılı bir vatandaştı ama bu sorunu nasıl çözeceğini de biliyordu!
“Rahat olun” dedi arkadaşlarına.
Camı açtı, polise gülümsedi.Reklamlar
Polis evrakları istedi.
Pasaportunun arasına 20 euro koydu, ehliyeti ile birlike polise uzattı.
Arabada Hollanda’da yaşayan arkadaşı, “yapma” diye bağırdı.
Ama iş işten geçmişti.
Polis pasaportu açtı, 20 euroyu aldı, “paranızı unutmuşsunuz beyefendi” diyerek geri uzattı.
Bizimkisi yine kendinden emindi.
“Hayır, unutmadım, o para sizin!”
Polis biraz şaşkın, biraz sinirli gözlerinin içine baktı.
Sonra parayı iade etti ve “beni takip edin” dedi.
Önde polis arabası, arkada bizimkiler Amsterdam sokaklarını turladılar.
Emniyet binasına gittiklerini sanıyorlardı.
Hollanda’da yaşayan arkadaşı, “burada rüşvet vermek büyük suç, şimdi yandık” diye hayıflandı.
Diğerleri de “evet yandık” dediler.
O da içinden “şimdi ayvayı yedik” diyordu.
10 dakikalık bir yolculuktan sonra Amsterdam’ın iyi bir semtinde, bahçeli şirin bir evin önünde durdular.
Bizimkiler nereye geldiklerinin merakıyla şaşkın şaşkındılar.
Korkuyorlardı.
Polis arabadan indi, “benim evim burası” dedi ve içeriye davet etti.
Bizimkiler çekine çekine indi.
Yabancı bir ülkede, yabancı bir polisin evinde ne işleri vardı?
Polis bunlara ne yapacaktı?
Kapıda polisin eşi karşıladı.
Polis eşine “arkadaşlar misafirim, bir kahve içecekler” dedi.
Tedirgin adımlarla salona geçtiler.
Kahveler pişerken polis konuşmaya başladı.
“Hollanda devleti bana böyle bir evde yaşayabileceğim parayı veriyor. Sizin 20 euronuza muhtaç bırakmıyor. İyi çocuklar olduğunuz belli. Sarhoş da değilsiniz. Kendi ülkenizden böyle bir alışkanlığınız olabilir ama burası farklı. Lütfen Hollanda’da bulunduğunuz sürece hiç bir devlet personeline rüşvet teklif etmeyin. Çünkü devlet onları muhtaç durumda bırakmıyor.”
Bizimkilerin ağzı açık kalmıştı.
Polisin verdiği ahlak dersi ibretlikti.
Martin Luther King der ki;
“Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kalelerle, güzel binalara ve milli gelirine değil, o insanların ahlâki değerlerine bağlıdır.”
Not: Olay bir kurgu değil, yaşanmıştır.
(Alıntıdır)
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.