DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 10°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
10°C
Parçalı Bulutlu
Pts 10°C
Sal 8°C
Çar 10°C
Per 11°C
YAZARLAR TÜMÜ

Deprem ve Baş Etme Stratejileri

Ekrem Çulfa
My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ekrem Çulfa Kimdir? 1981 Yılında Afyonkarahisar ili Şuhut İlçesi İsalı Köyü ilkokulu'ndan 2. ci olarak mezun oldu. 1984 Yılında Kocaeli İli Gölcük İlçesi Gölcük İmam Hatip Ortaokulu' ndan 1. olarak mezun oldu 1987 Yılında İzmit Lisesi Matematik Bölümünü başarıyla bitirdi. 1987-1993 ODTÜ Eğitim Fakültesi Matematik Bölümünden Eğitim ve Pedagojik Formasyon alarak başarıyla mezun oldu. 1987- 2016 Serbest olarak Öğrenci Koçluğu, Eğitim Koçluğu, Yaşam Koçluğu & İş adamlarına Koçluk yaptı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Matematik Enstitüsü'nden Matematik-Fizik Bilim Doktorasını aldı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Samarkand Devlet Üniversitesi Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimleri aldı. 1993-1998 Özbek Liselerinde ve Devlet Üniversitelerinde Araştırma Görevlisi, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1998-2001 Kırgızistan Bilimler Akademisinde Doçentlik için Yaptığı Bilimsel Yayınlar, Bölüm Başkanlığı, Dekanlık ve Öğretim Üyeliği Doçentlik ve Assistant Prof, Assoc. Prof ünvanlarına layık görüldü. 2001 Yılında YÖK'ten Doktora Denkliğini aldı 1998-2001 Uluslararası Alatoo Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Dekan, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile ve Veli Koçu ve Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2001-2005 Uluslararası Türkmen Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Rektör Danışmanı, Öğrenci Koçu, Eğitim Koçu, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Veli Koçu hem de Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2005-2008 R.Ville Üniversitesinde Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimlerini tamamlayarak Psikolog Pedagog Dr. ünvanına layık görüldü. 2006-2009 İTÜ & İTİCU da Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2007-2009 İTİCU Uygulamalı Yüksek Lisans Psikoloji ve Pedagoji Eğitimleri Aldı. 2010 Amerika The Gotman Institute ve Psikoloji İstanbul'dan Aile Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2011 KİGEDER' den Aile Koçluğu, Yaşam Koçluğu ve Öğrenci Koçluğu eğitimleri ve sertifikaları almıştır. 2013 Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği'nden Hipnoz Sertifikası almıştır. 2013-2016 Hızını alamayıp Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü Bitirmiştir. 2015-2016 PETAD' tan Aile ve Evlilik Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2005-Halen My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü olarak görevine devam etmektedir. 2016-Halen Business Channel Türk Tv de "Dr Ekrem Çulfa ile Yeni Bir İş Yeni Bir Kariyer" Programı yapım ve sunuculuğunu yapmatadır.
09.11.2020
135
A+
A-

Bilinen tüm doğal afetler gibi, depremi kişiler için baş edilmesi zor kılan, onun tahmin edilemez ve önlenemez oluşumdur. Bu doğal afetin ne zaman ve nasıl başına geleceğini önceden kestirememek,
kişiler üzerinde çaresizlik ve umutsuzluk hisleri yaratır. Bu noktada elbette depremin öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenler uzmanlarca ortaya konulmuş durumdadır.
Bu önlemlerin bilincinde olmak ve yapılması gerekenleri yapmak, bu afetin yarattığı ve yaratacağı olumsuzlukları hafifletecek eylemlerin başında gelir. Tüm bunlar yapılmış olsa da, doğası gereği deprem insan için korkutucu ve baş etmesi zor bir olgudur.
Beklenmedik bir anda ve aniden can ve mal kayıplarına sebep olan doğal afetler de korunma ve güvende olma hissinin ortadan kalkmasına, olumsuz duygular gelişmesine ve bununla birlikte ciddi travmalara sebep olabilmektedir. Özellikle deprem gibi ülkemizin kaçınılmaz gerçeklerinden olan ve önlemeyen doğal afetler ile yaşamayı bilmediğimiz için bu tür travmatik yaşantılar, kısa süreli etkilerinin yanında psikolojik anlamda uzun süreli ve kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Bu etkiler, yalnızca depremi yaşayan bireyleri değil, toplumun geri kalanını, hatta depremi yaşamamış ve sonradan dünyaya gelmiş bireyleri bile etkileyebilmektedir (Canel & Balcı, 2018). Bu bağlamda, hem bireysel hem de toplumsal anlamda, depremle baş etme adına stratejiler üretmek zorunlu hale gelmiştir.
İnsanın varlığını tehdit eden, yaşamını altüst eden beklenmedik bir şekilde karşılaşabilen doğa afeti depremle ilgili yapılabilecek olan her türlü faaliyet depremle baş etme açısından önem taşımaktadır. Depremle ilgili sorunları aşmada devletin, kamu kuruluşlarının yapabilecekleri dışında bireylerin yaptıkları veya yapabilecekleri başa çıkma davranışları da incelenebilecek konular arasında yer almaktadır (Kula, 2002). Bu bağlamda deprem çantası hazırlamaktan yaşam üçgeni oluşturmaya, binaları sağlamlaştırma çalışmalarından deprem sonrası uzman desteği almaya tüm faaliyetler depremle baş etme stratejileridir.
Bahsedilen baş etme stratejilerinin ilk ayağı, deprem öncesine denk gelmektedir. Bireylerin deprem hakkında bilgilenmeleri kendilerini olası duruma hazırlayabilmeleri açısından büyük önem taşır. “Hazır oluş” travma sonrasında kişilerin toparlanıp hayatlarına davam edebilmelerinde son derece önemlidir. Depremle ilgili olarak binalarda yapılan iyileştirme çabaları, depremden nasıl korunulabileceğine ilişkin kampanyalar, seminerler, hükümet düzeyinden yerel yönetimlere kadar uzanan entegre acil durum yönetim sistemlerinin kurulması son derece hayati ve yararlı girişimlerdir (İşmen, 2006). Bu, kamu ve bireylerin birlikte yürütmesi gereken bir süreç olarak karşımıza çıkar. Bütün bu çabalar, deprem sonrasında yaşanabilecek kayıp miktarını azaltıp belli bir hazır oluş düzeyi kazandırabilir, travma sonrasındaki iyileşme döneminde sosyal destek görüldüğüne, önemsenildiğine ilişkin düşüncelerin oluşmasını kolaylaştırabilir (İşmen, 2006).
Depremin olumsuz etkileri ile baş etmenin bir diğer ayağı ise depremin yaşandığı süre zarfına dahildir. Deprem sırasında soğukkanlılığı koruma, hayati tehlikeye yol açabilecek hamlelerden kaçınma ve bu zorlu süreci iyi yönetebilme, depremle ve deprem sonrasıyla baş etmeyi kolaylaştıracaktır. Deprem sırasında panik halinde yapılan hatalı hamleler, depremzedeyi aşılması zor bir pişmanlık hissine sürükleyebilir. Bu durumdan kaçınmak için düzenli deprem tatbikatlarına katılarak bu süreci doğru yönetebilme pratiği kazanmak faydalı olacaktır.
Depremle baş etme sürecinin son ve belki de en yoğun çalışma gerektiren adımı ise deprem sonrasıdır. Bu noktada, uzman kişiler tarafından sunulacak ruh sağlığı hizmetleri öne çıkmaktadır. Deprem sonrası kişide meydana gelmesi olası Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Anksiyete, güvensizlik ve korku hissine yönelik olarak uzman yardımı alması, sağlıklı bir ruh haline geçiş sürecini hızlandırmakta ve kolaylaştırmaktadır. Bu anlamda; afet olmadan önce, afet sırası ve afet sonrası döneme yönelik olarak organize olmuş ruh sağlığı çalışmaları depremle baş etme anlamında büyük önem taşımaktadır.
Söz konusu ruh sağlığı çalışmaları, aynı zamanda kişilerin sosyal destek ihtiyacını da karşılamaktadır. Müdahale çalışmaları ile oluşacak sosyal destek, deprem yaşantısı geçirmiş bireylerin iyileşme döneminde, önemsendiklerine, dünyanın iyi bir yer olduğuna ve değerli biri olduklarına ilişkin varsayımların kurulmasına zemin hazırlar. Bu duygu ve düşünceler iyileşme sürecinde kişiye son derece yararlı bir kaynak oluştururlar (İşmen, 2006).
Sonuç olarak, baş etmesi güç bir olgu olan depreme yönelik baş etme stratejilerinde fiziki önlemlerle birlikte sosyal ve psikoloji önlemler de göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde tamiri çok daha zor bireysel ve toplumsal yaralar oluşması muhtemeldir. Bu noktada kişilerin gerek sosyal çevreden gerekse de uzmanlardan gelecek desteklere açık olması önemlidir. Tüm bunlar yapıldığı takdirde depremin olumsuz etkilerinin en aza indirgenebileceği öngörülmektedir.
Deprem vb afetlerin psikolojik ve sosyolojik yıkıcı etkileriyle ilgili profesyonel yardım, köşe yazısı, seminer, proje, canlı yayın, tv programına davet ve işbirliği için +905447243650 den benimle iletişime geçebilirsiniz. Unutmayın bu zor günler de geçecek Güneşli günler az ileride… Kendiniz ve sevdikleriniz ile barışık kalın. Hoşça ve Dostça Kalın…

Prof. Dr. Ekrem Çulfa
Aile-Evlilik-Çift Danışmanı

Kaynakça
Canel, A.N. & Balcı, L. (2018). “Deprem Travmasının Kuşaklararası Aktarımı” (Ed. Abidin Temizer – İbrahim Serbestoğlu) Multidispliner Çalışmalar-4 (Sosyal Bilimler). 2, 491-514.
İşmen, A. E. (2006). “Depremin Psikolojik Etkileri: Daha Az Zarar Görmek Mümkün Mü?” Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 16 (1), 349-362.
Kula, N. (2002). “Deprem ve Dini Başa Çıkma” Gazi Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesi Dergisi. (1), 234-255.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.