DOLAR 7,8556
EURO 9,4646
ALTIN 457,47
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Çok Bulutlu
Afyon
9°C
Çok Bulutlu
Çar 10°C
Per 12°C
Cum 12°C
Cts 12°C
YAZARLAR TÜMÜ

YÜREKLERİNİN KULAKLARI SAĞIR

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
27.04.2015
41
A+
A-

Geçmişte kalan bir 21 Mart Nevruz Bayramı kutlamaları nedeniyle, İstanbul ve Diyarbakır’daki kutlama törenlerinin BDP ve PKK gösterisinedönüştüğü, medyamıza yansıyan görüntü ve bilgilerden gayetnet anlaşılıyordu.

Diyarbakır ve İstanbul Kazlıçeşme’deki Nevruz kutlamalarında,terör örgütü PKK’nınelebaşısı ve PKK lehinde sloganlar atılmış, Öcalan posterleri açılmış, Öcalan fotoğraflarının bulunduğu tişörtlergiyilmiş, PKK terörist üniformasıyla katılan kişiler görülmüş, pek çokPKK’lı teröristin fotoğrafları da tören alanında dolaştırılmıştı. Pek çokkişi sözde konfederasyon bayrağı ile “Öcalansız Dünya’yı başınıza yıkarız”pankartı dolaştırmışlardı.

Bu azmanları rahatlatmanın elbet biryolu, yordamı vardı. Demokrasilerde çareler tükenir miydi hiç?

Aslında çare çok basittir. Çevrede muhakkak bir askeri birlik, karakolfalan vardır. Hemen oralara bir operasyon düzenleyip, bir askersubayveya faili meçhullerden dolayı sanık bir komutan bulunur, derhalderdest ile getirilip, gazaba gelmiş olan kalabalık karşısında bir güzelmeydan dayağı atılır ve bir anda ortalık güllük gülistanlık gibiymişçesinebarış ve kardeşlik türküleri söylenerek, canı gönülden birlik yeminleriedilebilirdi!

Oysa bu meydanlarda bir tek Türk bayrağı olmamasına karşın,meydan PKK terör örgütünün renkleri ve sözde bayraklarıyla donatılmıştır.

Van’daki Nevruz gösterileri sırasında, “işgalci TC Kürdistan’dandefol” diye, pankart açılmıştır. Diyarbakır’daki törende ise, terörist başınaait, on dakikalık bir sinevizyon gösterisi de yapılmıştır. Bu şekildeNevruz Bayramı, PKK bayramına dönüşmüştür.

Herhangi bir milletvekilinin, ülkenin adı geçen yerlerinde olanbitene dair yaptığı somut tespitlerden kuşkuya mahal olmadığına, olmayacağınagöre; bunları olmuş sayıp, ona göre değerlendirmek vebu durumda, başta Hükümet olmak üzere, ülkeyi yönetmek iddiasındaolanlara bir yurttaş olarak sorabiliriz:

“Bu hareketleri, örneğin Ankara veya ülkenin bir başka şehrindebiz, kendimizin ait olduğu uyruğa binaen isimlendirerek; Türk, Türkmenveya Yörük sayan vatandaşlar olarak yapmış olsaydık, tavrınızyine aynı olur muydu?”

Her 1 Mayıslarda olduğu gibi, her emek mücadelemizde olduğugibi; üstümüze polis, jandarma gönderirseniz, bunun anlamı ne olurdu?

Oluşan görüntülerden Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak rahatsızoldunuz mu?

Suçu ve suçluyu övme tarzındaki bu gösterilere, nasıl veneden izin verilmiştir?

Suçu ve suçluyu övmek, PKK terör örgütü lehinegösteri düzenlemesine izin vermek, demokratik açılım kapsamındamıdır?

Medya’ya yansıyan bu görüntülerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ninsınırları içinde olmaması gerektiği görüşüne katılır mısınız?

TürkiyeCumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde devletin kolluk güçlerininmüdahale etmediği, edemediği (sanki özerk bir bölge varmış gibi), birtablonun oluşması, toplumsal çatışma ve ayrışma riskini arttırmaktamıdır?

Bundan sonra bu tür görüntülerin oluşmaması için hükümet olarakherhangi bir önlem almayı düşünüyor musunuz? Ne gibi tedbirleralacaksınız?

Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ümüz “İtirafederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz.” diyor. Durmak yok!

Tarihe bir not düşmek, toplumumuzun götürülmek istenen istikametikonusunda kamuoyuna uyarıda bulunmak gerek. Çünkü görebildiğimkadarı ile toplumumuzun bir bölümü oynanan oyun çerçevesinihala anlayamamakta, hiçbir devirde eksikliği hissedilmeyen düzeninişbirlikçileri ise, düzmece gelişmelere alkış tutmaya devam etmektedir.

“Ateş olmayan yerden duman tütmez!” söylemi bağlamında, yurttaşlarımızınbir bölümü zihin karışıklığı içinde, neyin doğru olduğu ve neyapılması gerektiği konularında kararsız kalmaktadır.

Bu zihin karışıklığının giderilebilmesinin yolu; ateşi çıkaranlarında, dumanı tüttürenlerin de, belirli amaçlara hizmet için kiralanmış‘kundakçılar’ olduğunu gösterebilmektir. “İş adalete intikal etti, karışmayalım,bekleyelim” sözleri kulağa ‘hoş’ gelebilir, ama Türkiye’ninbugünkü koşullarında ‘boş’ bir laftan ibaret değil mi?

Saygınlıklarına leke düşürülmüş hâkimlerimize, savcılarımıza,politikacılarımıza, işlenen hukuk cinayetlerini bir seyirci gibi izleyenlereduyurulur: Hukuk belki bir gün size de gerek olabilir…

Bizlerin uyarıları; zihinleri önyargılarla şartlanmamış, “yüreklerininkulakları sağır” olmamış, izan ve insaf sahibi olanlar içindir.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.