Kaygan Zemin

Kaygan Zemin

YAZARIN HIRSI NASIL OLUR?

Hırsımız var. Her birimizin diyemem ama ‘Bir şeyler yapmak arzusundaki her kişide -bence olması gereken- hırsımız var. “Yapmalı, etmeli, -yaratmalı demeyelim de- ortaya koymalı” diye düşünen kişilerde mutlak olan ‘hırs.’ Yoksa otur otur, ne konabilir ortaya? Tabi, hırsımız var yeni şeyler için. Thomas Alva Edison,  İbni Sina, Louis Pasteur, Samuel Finley  Morse, Mimar Sinan, Marie Curie, Nikola Tesla, Gazi Yaşargil, Oktay Sinanoğlu, Kaşgarlı Mahmut vb. bilim insanlarının çalışma hırsı olmasaydı, o bilgiler gelir miydi bize kadar? İşadamları, iş kadınları başarılı olabilirler miydi hırs olmasa? Hırs; ama ömrü kısaltacak kadar da etkili olduğunu da unutmamalı! İnsanı tuhaflaştıran hırslardan bahsetmiyorum; hele para hırsı, makam hırsı gibilerinden hiç! Demek ki güzeli, var, çirkini var. Edebiyattan bir hırs örneği: FRANZ KAFKA:[1] unnamed Franz Kafka (1883/1924) kitap hazırlamış. Kitabın Manuskriyle[2] birlikte aşağıdaki mektubu yayınevine gönderir: “Çok sayın Bay Rowohlt! Görmeyi istediğiniz kısa düzyazı metinlerini yolluyorum. Sanırım küçük bir kitap yapar hepsi. Böyle bir amaç için metinleri bir araya toplarken, biri sorumluluk duyguma aykırı davranmamak, öbürü o güzelim kitapların arasında benim de bir kitabımın yer alması hırsı olmak üzere iki seçenek karşısında buldum kendimi. Kuşkusuz her zaman doğru kararı verdiğim söylenemez. Ancak şimdi yolladığım metinleri basılmaya değer görecek kadar beğenmeniz beni elbette mutlu kılacaktır. Nihayet bu konuda ne kadar deneyimli, ne kadar zeki olursa olunsun metinlerde saklı çirkinlikler ilk bakışta görülecek gibi değildir. Zaten yazarların en yaygın özelliğini, çirkinlikleri her birinin kendine özgü bir yoldan örtüp gizlenmesi oluşturmuyor mu?”[3] Yazarın hırsı yeni bir şeyler oluşturabilmek. Yeni yazı, yeni şiir, yeni hikaye, yeni roman… KENDİ HIRSINI ELE GEÇİREBİLMEK: DİYOJEN: 2 Hırsını ele alabilenler de var; avuçlarında, içerlerinde hapsedebilenler. Bir örneği Diyojen­[4] ‘dir. Aslen Sinoplu. Babasının asıl mesleği kuyumculukmuş. Parayı sevdiği için kalp para basan bir kalpazanmış. Paraya düşkün bir baba. Meteliğe, hatta dünyaya değer vermeyen oğul: Diyojen.

Her zaman hacıdan hacı, hocadan hoca doğmuyor. Vezirden rezil. Rezilden vezir de doğabiliyor.

Aile Sinop’tan sürülüp Atina’ya yerleştikten sonra Diyojen sefalet içinde bir hayat yaşamış. Farelere imrenecek kadar sefalet çekmiş. Bir fıçı içinde yaşadığı herkesin malumu. Fıçısı ve bir çanağı varmış. Bir çocuğun avucuyla su içtiğini görünce çanağını da atmış. Antistene adındaki zamanın ünlü bir filozofundan dersler almış. Ve yaşantısının en bilinen kısmı: Elinde fenerle Atina sokaklarında dolaşırmış; “Adam arıyorum! Adam arıyorum!” diyerek.   “Dile benden, ne dilersen” diyen Büyük İskender’e cevabı malum: “Gölge etme, başka ihsan istemem.”

DİPNOTLAR

[1] Eserlerini Almanca yazan Çek asıllı Avusturya vatandaşı öykü ve roman yazarı. [2]El yazması, müsvedde. [3] F. Kafka (Bütün Öyküler/Türkçesi: Kamuran Şipal/Cem Yayınevi/3. Basım-Ocak 2014 [4] (Diogenes) MÖ 412 (ya da MÖ 404) - MÖ 323 yılları arasında yaşamış.   MEHMET ÜNAL TAŞPINAR

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kaygan Zemin Arşivi