DOLAR 7,9701
EURO 9,4633
ALTIN 487,38
BIST 1.191
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 25°C
Sisli
Afyon
25°C
Sisli
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 23°C
Per 19°C
YAZARLAR TÜMÜ

VATANI KİM SAVUNACAK?

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
03.05.2018
30
A+
A-

Şair Nazım Hikmet Ran’ın deyişiyle “bu vatan ihaneti ve ateşi gördü” dizelerini anımsayarak tarihten bir not düşelim.

Tarih 18 Ocak 1919, yer İstanbul, İngiliz işgal kuvvetleri Osmanlı’nın yıkılmasına karşı duran, aralarında yöneticilerin ve askerlerin de bulunduğu 120 vatanseveri, tek tek evlerinden topladılar. Britanya Yüksek Komiseri Amiral Caltrope tarafından Malta’ya götürüldüler ve yargılandılar.

Emperyalizm Osmanlıyı dört taraftan kuşatmış, Balkanlar’da, Güney ve Doğu Cephelerinde çarpışmalar olmuş, İstanbul’da Osmanlı Hanedanı İngiliz polisi ile birlikte vatansever avına çıkmıştı.

Günümüze dönersek; Güney Doğu bu kez İngiliz’in yerine ABD işgali altında, Kıbrıs’tan askerimizi çekmemizi istiyorlar, Avrupa Parlamentosu Türk vatanseverlerin demokrasi adına yargılanması için Parlamentolarından yasa çıkardılar. Pentagon işgal edeceği ve rejimini değiştireceği ülkelerin haritalarını çıkarmış. Ülkemizi de haritanın içine koymuş. İçerde PKK ve Kürt Halkını Türk Devleti’ne karşı kışkırtmıştır.

İstanbul’da İngiliz polisi tarafından tutuklamalar yapılırken, Osmanlı’nın Genel Kurmay’ı da durumu aynen bugün bizim izlediğimiz gibi izlemişti. Sonunda üç yüz Osmanlı Paşasından beş Paşa

Anadolu’ya geçmeye ve vatanın kaderine el koymaya karar verdiler.

Bugünlerde yaşadıklarımıza ne de çok benziyor!

ABD Irak konusunda önce işbirlikçi aradı, daha sonra ülkeyi yakıp yıkarak işbirlikçilerini iktidar (egemen) yaptı ve bölgede tutunmaya çalışıyor. Türkiye’de ise önce işbirlikçilerini iktidar yaptı, daha sonrasında ise ABD iradesinin egemen olduğu gizli bir işgal dönemi yaşıyoruz.

Bir eksiği var. Yunan henüz İzmir’e çıkmadı. Ama CIA ve MOSAD’ın güdümünde operasyonlar yapılmaya başlandı. Parti başkanları, generaller, rektörler, aydınlar, muvazzaf subaylar İngiliz zorbalığını aratmayacak usuller ile evlerinden toplanmaktadır.

İşgal iradesinin hâkim olduğu ülkelerde hukuk olmaz. Hele Amerika iradesinin olduğu yerde hiç hukuk olmaz. Hukuk aramak saflıktan başka bir şey değildir.

Şimdi soru şudur: Vatanı kim savunacak?

Vatanın savunulması için Ordunun kendisine yapılan bu saldırıyı savuşturması gerekmez mi?

Yani, ordu önce kendini savunmalıdır…

Bu saldırılar savuşturulmaz ise sırada Yugoslavya’da olduğu gibi genelkurmay başkanları vardır. 312 paşamızın halleri ortada. Öykünün bundan sonrası Kuruluş ve Kurtuluş Savaşında var.

Çok uzun yıllar önce değil daha Sovyet Rusya dağılmadan önceydi. ABD ve Sovyet Rusya, dünya pazarlarına siyasal, ekonomik ve kültürel olarak sahip olmanın yarışındaydılar. Onun için parçaladılar, parçaladılar ve böldüler, böldüler…

ABD’nin Dünya Egemenliği böyle oldu. Amerikan Modeli, “serbest piyasacılık” yani ‘ liberalizm’ tek model olarak sunuldu. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” telkini bir anafor gibi en merkezden en uca doğru işletildi. Anafor hep yuttu, ha bre yuttu.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti, uzun tarihi bir sürecin deneyimleriyle üstelik Türklüğün özelliklerine uygun “Bağımsızlık Savaşı” sonucunda kurulmuştur.

Bağımsızlık ülküsünü bizzat yaşayanların sahip oldukları büyük ruh ve Önder Atatürk’ ün ilke ve devrimleri kompozisyonundan oluşan Türkiye Cumhuriyeti; ulusuna vazgeçilmez Türklük şuurunu vermiştir.

İlk büyük yanılgı, Türkiye’nin çok partili hayata geçişinde CHP’nin yaptığı bir hatadan başlamıştır.

CHP; Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsızlık Savaşı sonucunda sağladığı kazanımları anayasal düzlemde korunmasında ve ulusal bütünlüğün sağlanmasında gereken titizliği gösterememiştir.

Keşke İsmet İnönü; lideri olduğu partiye “İsmet Partisi” ve Adnan Menderes’ de lideri olduğu partiye “Adnan Partisi” demiş olsalardı da, Atatürk İlke ve İnkılâplarıyla kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nin esasları Siyasal Partilerin önderliğinde tüm ulusça benimsense ve Anayasal korunma altında olabilseydi.

Keşke; siyasal partilerin rekabeti Atatürk’ün ilke ve inkılâpları çevresinde yapılmasaydı! Çünkü Batı Emperyalizmi o noktadan itibaren, giderek her alanda Türkiye’ ye girmiştir.

Bugünlerde de Emperyalizm, Türkiye’de laikliği, ulusu ve ulusal birliği çözüyor, Türkiye’ye son darbeyi vurmaya hazırlanıyor.

Tüm bu gerçekleri görüp, bilip seyrederken, vatanı kim savunacak ?

Paralı askerler mi?

Bedelli askerler mi?

Siz bilirsiniz: Bedelliden Mehmet, paralıdan şehit olmaz…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.