DOLAR 8,3026
EURO 9,7776
ALTIN 502,26
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 18°C
Sağanak Yağışlı
Afyon
18°C
Sağanak Yağışlı
Cum 18°C
Cts 15°C
Paz 16°C
Pts 15°C
YAZARLAR TÜMÜ

UFUKTA DEMOKRASİNİN KAVGASI VAR

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
12.07.2017
25
A+
A-

ABD güdümlü ve AB yönlendirmeli her genel seçimi geride bırakırken, ümmi bir toplumun

önceden belirlenen senaryolar içindeki yönlendirmeli davranışlarıyla, önceden belirlenen ve beklenen

sonuçlarla karşı karşıya kalırız. Bunun böyle olmadığını kimseler söyleyemez.

Aksine; genel seçim kararı alındığı günden o güne yönlendirilmiş basında ifade edilen

açıklamalar, bu gerçeğin en büyük kanıtı olmaktadır. Millet o gün bayram yapmıyor,

görüyorsunuz.

Tarihinde; Çin emperyalizmine, Arap zulmüne, Sovyet tehdidine, Avrupa’nın Haçlı

istilâlarına karşı çok büyük özverili, çetin direnişini gururla okuyan bu günkü neslin, ne denli

vurdumduymaz davrandığını gözlemlemenin derin üzüntüsü yaşanır.

Gerçekten de; Dünya’daki tüm ulusal devletleri ortadan kaldırma tehdidini sürdüren ABD’nin,

ırkçı emperyalizmini ve Yavru Vatan Kıbrıs konusunda da aldatmacalarını açıkça ortaya koyan AB’nin esaretini bu denli isteyen ve özlemle bekleyen bir ümmi toplum ortada var. Buna, ulus demek özelliğini çoktan yitirmiş güruh demek daha doğru.

Hiçbir millet bu denli esaret özlemi içinde kavrulmaz.

Mete Han’dan Atatürk’e uzanan Türk Ululularının emeklerine, varislerine böylesi davranışlar

hiç yakışmıyor!

Egemenlerin düzmece senaryolarının uygulamalarının adı demokrasi olamaz. Nitekim

1936’dan sonra TBMM’de tecelli eden, her seçim dönemi sonrası ortaya çıkan milletvekili aritmetiği, ufukta demokrasinin kavgası olacağının işaretini gösteriyor.

Halk; uzlaşma isteğini, ortaya koyduğu hassas aritmetiksel sonuçlarla vurgulamasına rağmen;

sorunları uzlaşarak, sosyal hukuk devleti anlayışı ve yaklaşımı içinde çözünüz mesajını vermesine rağmen, siyasilerdeki vurdumduymazlık ve aymazlık devam ediyor.

Mesaj ortada: Halk, “ulusalcı yaklaşımdan uzaklaşmayın ve devletime sahip çıkın” demekte.

Bu kez; bir önceki döneme göre, İktidar partisinin ensesinde dikkatli, ama mücadeleci bir

muhalefet yok. Taşlar yerine oturmamış durumda.

TBMM’deki iktidar karşısında CHP, MHP, DTP gibi AB’D yanlılığı ağır basan bir muhalefet

var. Bir yanda ABD ve AB emperyalizminin beklentileri, öte yanda ise mazlum Türk Ulusunun

beklentileri var.

Esas muhalefet TBMM dışında kalmış. Halk için için kaynıyor. Çetin bir kavga olacağı

şimdiden belli değil mi?

Halk; hiç bir zaman hainlerden yana olmamıştır, olamaz, olmayacaktır. Çünkü Tanrı, Nisa

Suresinin 4. Ayetinde:

“ Ey Muhammed! Biz sana kitabı (Kur’an ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın

sana öğrettikleri ile hüküm veresin, sakın hainlerin savunucusu olma.” diyor.

Peygamber Muhammed Mustafa da; “Sizden öncekiler tarafgirlikleri nedeniyle helak olmuştu. Onlar fakirler üzerinde en ağır cezaları uygularlar, zengin ve itibarlı olanlara ise ceza vermezlerdi” diyerek, günümüz TBMM’deki milletvekilleri tablosunu çizmektedir.

Görünürde sesi soluğu kesilmiş bir ümmi toplum var, ama Franklin’in dediği gibi; ilk isteği

bastırmak, öteki istekleri tatmin etmekten daha kolaydır.

Ortada azgınlaşmış ihtiras sahibi iktidar var. Umarız; bu kavga kardeş kavgası değil, ama demokrasinin kavgası olur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.