DOLAR 7,6236
EURO 8,9036
ALTIN 458,37
BIST 1.120
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 27°C
Gök Gürültülü
Afyon
27°C
Gök Gürültülü
Cum 23°C
Cts 27°C
Paz 26°C
Pts 27°C
YAZARLAR TÜMÜ

TÜRK OLAMADILAR

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
17.07.2014
46
A+
A-

Eski siyasilerimizden Kamuran İnan söylerdi; Her ülkenin %10 vatan haini kontenjanı vardır. Bizde bu oran biraz fazla görünmüyor mu?

Biliyorsunuz, elde silah Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştirenlerin oranı, o gündeki nüfusumuzun %10’u kadardı. Bunlara birde %5-10 civarında, Anadolu’ya silah kaçıran ve bu silahları cepheye taşıyan, askere çorap vb elbise yetiştiren yurtsever kadınlarımızı ve yaşlılarımızı eklerseniz, geriye kalanları varın siz hesaplayın.

Ülke topraklarının bölünmesini öngören BOP haritalarını gerçekleştirmekle görevli, BOP’ un- GOP’un eş başkanı olmakla övünen yöneticilerimiz oldukça; Irak’ı kana boğan, Alevi’si ile Sünni’si ile milyonlara varan Müslüman’ı öldüren, milyonlarcasını yerinden yurdundan eden işgal kuvvetleri askerinin sağ salim ülkelerine dönebilmeleri için dua eden yöneticilerimiz oldukça; kendine aydın diyen, yediği çanağa yapmakla övüngen cahillerimiz elbette o kontenjana yakın çıkacaktır.

Bu ülkenin başına ne gelmişse, bu güne dek hep işte böylesi seçkinci aydın geçinen yarı cahillerden gelmedi mi?

Tarihte görülen böylesi tüm musibetler, ne yazık ki; ihaneti görev bilmiş aydın geçinen bu tür satılmış güruhlardan; mandacı, örümcek kafalı aydıncıklarımızdan gelmiştir.

Dünya’nın hiçbir ülkesinde, içerdeki işbirlikçileri olmazsa, işgalciler orda barınamaz.

Oysa şu güzel ülkede bir papaz öldü diye birçok insan adeta Hristiyan oldu. Bir Hrant öldü de hepsi de Ermeni oldular. Kıbrıs’ı da Rum’a peşkeş çekenler bunlar değil miydi?

Ne garip ki; 1 ayda 50 şehit verdik, ama hiçbiri Türk olamadı!

Simdi de; Türkiye – Ermenistan Barış Antlaşması’ndan söz ediyorlar. Şu mazlum ülkede “Ermeni Soykırım Anma Günü” törenleri düzenleyebiliyorlar.

Müzakere denen, iki eşit güç arasında uzlaşma değil mi?

Ama neden Türkiye’ye dayatıyorlar!

Ne yazık ki; bu edepsizliğe karşı Türkiye’de herkes ölü toprağı altında kalmış gibi: hemen herkes ihanette yarış halindeler…

Oysa hainin çokluğu hiç önemli değil. Çünkü biliyoruz ki, cesaretin bittiği yerde, esaret başlar.

Her yıl 24 Nisan geldiğinde 42 eyaletinde soykırım kabul edildiği ABD’de nasıl bir ses çıkacak diye kaygıyla beklemekteyiz. Yani emperyalizm bize ölümü gösterip, sıtmaya razı etmektedir.

Lahey Türklere Soykırım Araştırma Vakfı Başkanı Antropolog Sefa Martin Yürükel, Türkiye’nin en kısa zamanda Atom silahına sahip olması gerektiğini söylüyor. Batılı ülkelerin tarih boyunca soykırım yaptığını kaydeden “Lahey Türklere Soykırım Araştırma Vakfı Başkanı” Antropolog Sefa Martin Yürükel; bugün de ABD, İngiltere ve İsrail’in Ortadoğu’da PKK, Barzani ve Talabani’yi tetikçi olarak kullanıp insanlık suçu işlediğini ve soykırım yaptığını, işgal güçlerinin bu eylemlerinin belgelerle saptandığını ve mutlaka yargılanacaklarını söylüyor. Türkiye’yi ‘Türkiyeliyim’ değil ‘Türküm’ diyenlerin yönetmesi gerektiğini vurguluyor. TSK’nın BOP için bir tehdit unsuru olduğunu savunan Yürükel, “Türkiye caydırıcı güç olarak mutlaka atom silahlarına sahip olmalıdır” diyor.

Düşünmek gerek!

Ya şu Anayasayı değiştirme rezaletine ne diyeceksiniz?

Gerçekte de Türkiye’nin önüne konanın, Kopenhag Kriterleri’nin azınlık haklarının çoğaltılmasından başka bir şey olmadığını ve bu ölçütlerin kabul edilmesi halinde, “10 yıl sonra ulus Türk devletinin yok olacağını” görememek bir ahmaklık değil mi?

90. yılını kutladığımız TBMM açılışı ve sonrası, o günlerin ruhu anlaşılmadıkça açıklanamaz. İşte o güruh ki, Kurtuluş savaşından sonra Cumhuriyet’in salt kabını bırakmış, içini boşaltılmışlardır.

Savaş sırasında bölücü olduğu asla düşünülemeyen kavramlar, barış zamanındaki çarpıtmalarla tehlikeli ve bölücü kabul edilir olmuştur. Cumhur’un tepesine çöreklenen azınlık, kendi düşüncelerini; “kurucu irade”, “cumhuriyet’in değerleri”, “özgürlük”, “değiştirilemeyecek anayasa maddeleri” diye geviş getirircesine utanmadan tekrarlayarak tahribatlarını sürdürmekteler..

Sözün özü; hırsızlar ev sahibini bastırıyor!

Türkleştiremedik vesselam…

halil şahin

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.