DOLAR 8,0023
EURO 9,5266
ALTIN 465,29
BIST 1.321
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 6°C
Sisli
Afyon
6°C
Sisli
Per 6°C
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 12°C
YAZARLAR TÜMÜ

Sökülen ağaçlardan son hasat

Reklam
13.11.2014
33
A+
A-

Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Yırca Mahallesinde, termik santral projesi kapsamında yıkılan zeytin ağaçlarında son hasat “yerde” yapıldı.
Acele kamulaştırma kararı sonrası termik santral projesi yapımının planladığı alanda iş makineleriyle yıkılan ağaçlardaki zeytinler, köylüler tarafından yere düşmüş dallardan toplanmaya başladı.
Danıştay’ın “acele kamulaştırma kararı”yla ilgili yürütmeyi durdurması öncesinde 6 Kasım’da ağaçların söküldüğünü hatırlatan köylüler, sökümün üzerinden bir hafta geçmesi nedeniyle dallardaki zeytinlerin ancak yağlık olarak değerlendirilebileceğini bildirdi. Bu durumun zeytinin kalitesine de etki edeceğini ve iyi bir fiyatla satılmayacağını vurgulayan köylüler, son hasadın “para kazanmak” için değil “zeytine yazık olmaması” amacıyla yapıldığını ifade ettiler.
Yırca Mahallesi sakinlerinden Erdem Öksüz, 25 dönüm arazisinin kamulaştırıldığını, arazisinde bulunan tüm ağaçlarının yıkıldığını bildirerek, heba olmaması için yere serilen dallardan zeytinlerin hasadına başladığını belirtti.
Yıllardır geçimlerini sağladıkları bahçede son hasadı yapmanın hüznünü yaşadıklarını kaydeden Öksüz, “Elimizdeki ağaçlarının hepsi yıkıldı. Gelecek yıl ne yapacağımızı bilmiyoruz, önümüz karanlık. Açık maden olsa girip çalışmayı düşünürüm. Ama şu anda tümü kapalı, açık olanlar da işçi almıyor. Termik santral yapılacaksa olsun. Ama neden bir kilometre öteye yapılmıyor. Böyle olsaydı zeytinlerimiz heba olmayacaktı. Burada ne görüldü bilmiyoruz. Arazilerin bedelleri yatırılmıştı, artık mahkeme ne derse o olacak. 4-6 yaşında fidan göndereceklermiş, yeni fideler dikilecekmiş diyorlar. Ne olacağını bekleyip göreceğiz” diye konuştu.
Arazilerin kamulaştırılması sürecinde köylünün ilk etapta “devlet buraya el koyduysa yapacak bir şey yok” diye düşündüklerini, santrali yapacak şirketle santralde çalışacak köylülerin sayısına ilişkin konuşmalar yapıldığını anlatan Öksüz, çevre örgütlerinin köye geldiğini, alana termik santral yapımının insan ve çevre sağlığına olan zararları konusunda kendilerini bilgilendirdiğini, bunun üzerine köylülerin de avukatlara vekalet vererek hukuki mücadele başlattığını belirtti.
Öksüz, “Köylü artık bilinçlendi. Bu santral buruya yapılamaz diyor. Hukuki girişimleri yaptık. Danıştay bir karar aldı. Bundan sonra dava süreci neyi gösterirse biz onu yapacağız. Termik santral olmazsa üretime devam edeceğiz olursa da girip çalışacağız” dedi.
Hasat yapan köylülerden Ali Öksüz ise 150 ağacının yıkıldığını, şirketin hasadı bekleyeceğini söylemesine rağmen bir anda ağaçlarını yıktığını savundu.
“Bir ay bekleselerdi ürüne yazık olmayacaktı” diyen Öksüz, başka bir geçim kaynaklarının olmadığını, köydeki gençlerin madenlerde iş aradığını ifade etti.
Termik santralin yer seçiminin yanlış olduğunu savunarak zeytinliklerin üzerinde yapılmak istenmesine anlam veremediklerini söyleyen Öksüz, “Bölgede zaten 2 santral var. Biz yıllardır bu madenlerin külüyle, pisliğiyle uğraşıyoruz. Yeni santral bu zararı artıracak ama stratejik olarak da aynı arazide yan yana 3 santral kurmak sakıncalı. Bir savaş olsa aynı uçakla yan yana olan enerji santrallerimizi bombalayabilirler” ifadelerini kullandı.
Öte yandan yıkılan ağaçların yanına kurulan barakada köylüler nöbet tutmaya devam ediyor. Yakın ilçelerden sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çevre köylülerin ziyaret ettiği bölgede, Greenpeace örgütü temsilcileri de nöbete katılıyor.
Bu arada, özel güvenlik görevlilerinin köylülere müdahalesini gösteren kamera kayıtları da avukatlar tarafından hazırlanan suç duyurusuna eklenerek savcılığa gönderildi. Görüntüler, gazetecilerle de paylaşıldı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.