Afyon Haber Portalı I Afyonkarahisar Haberleri – AfyonPrestij.com

KUBBELİ (KUBELİ) MESCİD

KUBBELİ (KUBELİ) MESCİD
A.Kadir Kalenderoğlu
A.Kadir Kalenderoğlu( [email protected] )
2.206 views
21 Nisan 2020 - 13:53

Afyonkarahisar’da Beylikler Dönemi Eserlerinden Bir Örnek

KUBBELİ (KUBELİ) MESCİD

 

Abdülkadir KALENDEROĞLU

 

Tacıahmet (Kubeli) Mahallesi’nde, Kubeli Camii Ön Sokak ile Kubeli Dağ Sokağın kesiştiği köşede olup 52. pafta, 232. ada ve 1. parselde yer alır.

Tek kubbeli mescitlerin yapılmasına Anadolu Selçukluları devrinde Orta Anadolu’nun Konya, Akşehir gibi yerleşme merkezlerinde başlanmış, Batı Anadolu’da Beylikler ve Osmanlılar devrinde de yaygın bir şekilde devam etmiştir. Fonksiyonlarına göre bu Selçuklu yapıları “türbe-mescit” ve sadece “mescit” olarak iki grupta değerlendirilmektedir. Kubbeli Mescit de, ikinci grup mescitler içinde yer alır.

Kubbeli Mescit, Germiyanoğulları döneminde Afyonkarahisar’da kare planlı ve tek kubbeli olarak yapılan ilk mescittir.

Siyah volkanik kesme taşlar kullanılarak yığma duvar tekniğinde yapılmış olmakla beraber kubbe kasnağında ve diğer onarım gören yerlerinde moloz taş, pencere sövelerinde ise devşirme malzeme kullanılan mescit, beylikler döneminde Afyonkarahisar’da yapılan tek kubbeli ve küp mekânlı camilerin en basit örneklerinden biridir.

Kuzey cephede bulunan mescidin girişi sivri kemerli olup kapı söveleri devşirme mermerdir. Mescidin giriş kapısı üzerinde beş satırlık Arapça yapım kitabesi vardır. Kitabede; “Bismillâhirrahmânirrahîm, Kâle’llâhu Teâlâ, Ve enne’l-mesâcide li’llâhi felâ ted’û me’allâhi ahaden”. İnşâe (bi-emri’l) mevle’l-mu’azzam Nustertüd-devletü ve’d-din Ahmet bin Mehmet, Azze nasruhu bi’imâreti hâzihi’l-buk’atü’l-mübâreke mine’l-abdi’l-müzennib el-Hâc Ali bin İdris ahsene’llâhu avâkıbuhu fi Ramazani’l-mübârek sene ihdâ ve selâsîn ve seb’a mie, (H. 731/ M. 1330-1331)

Kitabeye göre mescit, Mehmet Bey’in oğlu Nusrettin Ahmet’in emri ile İdris oğlu Hacı Ali tarafından H. 731/ M. 1330-1331 yılında yaptırılmıştır. Nusrettin Ahmet Bey,  M. 731-742 yıllarında Karahisar-ı Sahip emiri olduğu gibi Sahip Ata Fahrettin Ali’nin de torunudur.

Giriş kapısı ahşap olup iki parçalıdır. Parçalar, arkada ve önde, altta ve üstte birer tane olmak üzere dört tane demir atkı ile birleştirilmiş, demir perçinler ve rozet biçimli pullarla da sağlamlaştırılmıştır. İki bölüm halinde oyma olarak bezenmiş üst kısımda; “Üdhulü’l-cennete entüm ve ezvâcüküm” ayeti, alt bölümde ise dairesel biçimde tüm yüzeyi kaplayan içleri bitkisel desenlerle süslü beşgenler ile beş köşeli yıldızlardan oluşan süsleme yer almıştır. Bu süsleme yanlarda dar, altta geniş bir bordür biçiminde kapıyı çevreler.

Giriş kapısının solunda dikdörtgen bir pencere yer alır. Bu pencerenin üstünde silme Bizans dönemi devşirme taş vardır. Mescit, içten sade olup kubbeye geçiş Türk üçgenleri ile sağlanırken, dıştan saçak altına kadar kesme taştan yapılmış olup üst örtüsünü on iki kenarlı kasnağa oturan kiremitle kaplı kubbe örter.

Harime girişin sağında zeminden biraz yüksekçe müezzin mahfili, solunda ise on basamaklı ahşap merdivenle çıkılan kadınlar mahfili yer alır. Ahşap direkler üzerine oturan kadınlar mahfilinin önü ahşap kafesle kapatılmıştır.

Mihrap daha önceden mermerle kaplı iken 2008 yılındaki restorasyonda mermer plakalar sökülmüş ve alçı kaplamalı hale getirilmiştir. Minber ise güney batı köşede olup ahşap ve sade yapılıdır.

Harim, kuzey, güney ve batı yönlerinde alt sırada birer büyük, doğu ve batı duvarların üst sırasında küçük birer dikdörtgen pencere ile aydınlanır.

Mescidin giriş kapısının üstünde ve beden duvarından biraz çıkıntı oluşturan ve saçaktan itibaren yükselen tek şerefeli küçük minare yer alır. Kaidesi saçağa kadar olan minarenin kaidesinden basit üçgenlerle kısa yuvarlak gövdeye geçilir. Gövde üzerinde ve şerefe altında birer taş bilezik yer alır. Şerefe altı kirpi burnu tarzında yukarıya doğru genişleyen beş sıra çıkıntı oluşturur. Şerefe korkuluğu demir doğramalı, petek ise gövde gibi tuğla örgülü, külâh ise çinko kaplıdır.

Minare daha önceden ahşap iken mahalle sakinlerinden Ahmet Ali Dayıoğlu’nun yardımı ile H. 1356/ M. 1937–1938 yıllarında tuğladan ve silindirik gövdeli olarak yeniden yapılmıştır. Bu minare daha sonra bir depremde yıkılmış, sonradan tekrar yenilenmiştir.

Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 17–11–1978 tarih ve A–1404 sayılı karar ile tescillenerek koruma altına alınmış olan mescit, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Akmescit Camii ile birlikte 2007–2008 yıllarında 310.100.58 TL harcanarak tamir ve restorasyonu yaptırılmıştır. Bu restorasyonda iç duvarlarındaki beton sıvalar söküldüğünde sıva altlarından bazı yazı ve süslemeler çıkmıştır. Yapıdaki taş ve tuğla aralarındaki beton derzler sökülerek Horasan harçla yeniden derzlenmiş, giriş kapısı üzerindeki sundurma ile merdivenlerin önündeki demir parmaklıklar kaldırılmış, ahşap giriş kapısı önüne kırılmaz camdan koruma konmuştur. Mescidin güney yönüne de tuvalet ve abdest alma yeri yapılmıştır.

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.