DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Çok Bulutlu
Afyon
9°C
Çok Bulutlu
Paz 7°C
Pts 8°C
Sal 9°C
Çar 4°C
YAZARLAR TÜMÜ

KoronaVirus Sürecinde Çocuklarla Ergenlerle Sağlıklı İletişimin Püf Noktaları

Ekrem Çulfa
My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ekrem Çulfa Kimdir? 1981 Yılında Afyonkarahisar ili Şuhut İlçesi İsalı Köyü ilkokulu'ndan 2. ci olarak mezun oldu. 1984 Yılında Kocaeli İli Gölcük İlçesi Gölcük İmam Hatip Ortaokulu' ndan 1. olarak mezun oldu 1987 Yılında İzmit Lisesi Matematik Bölümünü başarıyla bitirdi. 1987-1993 ODTÜ Eğitim Fakültesi Matematik Bölümünden Eğitim ve Pedagojik Formasyon alarak başarıyla mezun oldu. 1987- 2016 Serbest olarak Öğrenci Koçluğu, Eğitim Koçluğu, Yaşam Koçluğu & İş adamlarına Koçluk yaptı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Matematik Enstitüsü'nden Matematik-Fizik Bilim Doktorasını aldı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Samarkand Devlet Üniversitesi Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimleri aldı. 1993-1998 Özbek Liselerinde ve Devlet Üniversitelerinde Araştırma Görevlisi, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1998-2001 Kırgızistan Bilimler Akademisinde Doçentlik için Yaptığı Bilimsel Yayınlar, Bölüm Başkanlığı, Dekanlık ve Öğretim Üyeliği Doçentlik ve Assistant Prof, Assoc. Prof ünvanlarına layık görüldü. 2001 Yılında YÖK'ten Doktora Denkliğini aldı 1998-2001 Uluslararası Alatoo Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Dekan, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile ve Veli Koçu ve Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2001-2005 Uluslararası Türkmen Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Rektör Danışmanı, Öğrenci Koçu, Eğitim Koçu, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Veli Koçu hem de Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2005-2008 R.Ville Üniversitesinde Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimlerini tamamlayarak Psikolog Pedagog Dr. ünvanına layık görüldü. 2006-2009 İTÜ & İTİCU da Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2007-2009 İTİCU Uygulamalı Yüksek Lisans Psikoloji ve Pedagoji Eğitimleri Aldı. 2010 Amerika The Gotman Institute ve Psikoloji İstanbul'dan Aile Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2011 KİGEDER' den Aile Koçluğu, Yaşam Koçluğu ve Öğrenci Koçluğu eğitimleri ve sertifikaları almıştır. 2013 Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği'nden Hipnoz Sertifikası almıştır. 2013-2016 Hızını alamayıp Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü Bitirmiştir. 2015-2016 PETAD' tan Aile ve Evlilik Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2005-Halen My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü olarak görevine devam etmektedir. 2016-Halen Business Channel Türk Tv de "Dr Ekrem Çulfa ile Yeni Bir İş Yeni Bir Kariyer" Programı yapım ve sunuculuğunu yapmatadır.
11.01.2021
841
A+
A-

Korona virüs, Karantina ve Pandemi Sürecinde pek çok anne baba, çocuklarıyla nasıl iletişim kurabileceklerinin ve uyum sağlayabileceklerinin arayışında!
Gerçekten özellikle sokak kısıtlamalarının çok olduğu bugünlerde pek çok anne baba, çocuklarıyla nasıl iletişim kurabileceklerinin ve uyum sağlayabileceklerinin arayışında!
Zira tüm dünyayla birlikte ülkemizi de derinden sarsan Covid-19 pandemisi aylardır yaşantımızda çok radikal değişimlere yol açtı ve o değişimlerden en çok etkilenenlerden biri de çocuklar oldu. Okulda arkadaşlarıyla bir araya gelme imkanı olmayan, gün boyu evde kalıp, online eğitim sürecinde bilgisayar karşısında saatlerce zaman geçiren çocuklar iyice sıkılırken, kardeş kavgaları, anne-babayı paylaşamama, sürekli ilgi bekleme halleri de ebeveynleri oldukça zorluyor. Oldukça zor zamanlardan geçiyoruz ve bu zamanlar bile bize yeni şeyler öğretecektir; anlamak ve anlaşılmak üzerine çaba gösterebilirsek. Birçoğumuzun evlerden hayatına devam ettiği ve çocukların ister istemez eğitimlerini online devam ettirdiği bu dönemde süreci tüm aile bireyleri için kolaylaştırıcı hale getirmeyi denemeliyiz.
Peki çocuklarla bu zorlu süreçte sağlıklı iletişimin yolları neler? Anne babalar bu sorunları avantaja dönüştürmek için çocuklarına nasıl yaklaşmalı?
Aşağıda maddeler halinde Çocuklarla ve Ergenlerle iletişimin püf noktalarını anlattım, önemli uyarılar ve önerilerde bulundum:

1. Kendi duygularınızın farkında olun
Çocukların uyumlanması sürecinde anne ve babanın kendi duygularının farkında olmasını çok önemsiyorum. Anne ve baba olarak pandemi sürecinde nasıl bir yöntem içerisindesiniz? Duygularınız ve enerjinizi nasıl yönetiyorsunuz? Sürekli ekran karşısında olmak ve uzaktan ilişkiler kurmak sizleri nasıl etkiliyor? Çocuklarınızın duygularını anlamaya başlamadan önce kendinize durup bunları sorabilmenizi ve önce kendinize destek olabilmenizi önemsiyorum.
Anne ve babanın bakışının, ses tonunun ve duruşunun çocuğun sinir sistemindeki tüm süreçleri etkilediğini vurgularsak; bu nedenle öncelikle sizin nefes alabilmeniz, sıkıldığınız zaman biraz sakinleşip yeniden devam edebilmeniz, eşler olarak birbirinize destek olabilmeniz birincil önem taşıyor

2. Aile toplantılarında planlama ve yol haritası yapın
Süreç içerisinde hem sizin hem çocuğunuzun ev içerisinde farklı sorumlulukları olacağı için bunları öncesinde aile içinde oturup konuşabilmek ve tüm bireylerin bunların farkında olması süreci kolaylaştıracaktır. Çocuğun yaşına ve yapısına göre, mutlaka birlikte bu konuşma ve planlama yapılmalıdır. Çocukların evden eğitim aldığı bu süreçte bir planlama haritası oluşturularak, haritanızda hangi derslerin olduğu, ne zaman ara verildiği, ne zaman yemek vaktinin olduğuna dair notlar, çizimler veya resimler bulunmalıdır. Bu harita çocuğun her an görebileceği bir yere asılmalı. Üstüne çeşitli resimler çizip renkli, keyifli ve belki oyuncu hale getirilmeli. Bu harita içerisinde hangi kısımlarda anneden ya da babadan destek almaya ihtiyaç duyabilir, hangi kısımlarda kendisi süreci devam ettirebilir konuşulmalı.

3. İşbirliği yapın
Yapılacak her aktivitede belli zamanların olması, bunları planlarken de birlikte değerlendirebilmek önemli. İşbirliğinin oluşabilmesi için çocuğunuza seçenekler sunarak süreci kolaylaştırabilirsiniz. Önce oyun mu oynayalım, yemek mi yemek istersin? Ödevlerini bitirdikten sonra mı çizgi film izlemek istersin yoksa şimdi mi? Bu süreçte anne veya baba evden çalışıyor ise çocuğuyla geçireceği vakti planlarken “Şimdi benim biraz çalışmam gerekiyor, sen bu sürede neler yapabilirsin acaba bunu birlikte düşünelim mi biraz?” gibi seçenek sunmak, işbirliğine teşvik eden tutumlarda bulunmak önemli.

4. Eleştirel ebeveyn tutumlarından kaçının
Eleştiride bulunmak çocuğunuzun hatasını ve eksiğini görmesini sağlamaz. Aksine yetersiz, değersiz ve suçlu hissetmesine neden olur. Eleştiri ve öğütleri bir kenara bırakarak daha az kelime kullanarak, yapılması gerekenin doğrusu neyse sadece bunu hatırlatmak yeterlidir. Güzel çalıştığı ve uyumlandığı herhangi bir konuda (bu ödevleri olabilir, ev içinde gösterdiği bir davranış olabilir) “çok güzel çalıştın, sen iyi bir çocuksun” olumlamaları yapmak çocuğun her konuda sizinle uyumlanmasını kolaylaştıracaktır.

5. Hayal kırıklıklarıyla baş edebilmelerini öğretin
Pandemiyle birlikte düzen değişikliği ve manevi eksikliklerin daha çok hissedilmesi söz konusu oldu. İstenilen saatte dışarı çıkmak, istenilen ortamlarda keyifle vakit geçirebilmek, okula gitmek, arkadaşlarla vakit geçirebilmek, sevdiklerimize korkusuzca sarılmak ve temas edebilmek gibi birçok eksiklik. Sahip olamadığı ya da tamir edemeyeceği bir durum için çocuğunuz gözyaşı döktüğünde destek olmak, duygusunu anlamak, “evet çok üzüldün, bu seni üzdü, kızdırdı” gibi ifadelerle duygularını gördüğünüzü hissettirerek konuşabilmek, ses tonunuzu yumuşatmak süreci sağlıklı geçirmelerine destek verecektir.” diyor.
6. Duygu düzenleyici oyunlara çokça yer verin
Amacımız bedende biriken stres ve öfke duygularının dışarı atılmasını sağlamak. Sakinleşmeyi sağlayan nefes teknikleri, yerinde zıplamak, müzik açarak komik danslar etmek, kovalamaca oynamak, kısa yürüyüşler yapmak, çocuk yogası yapmak, hamurla oynamak, suyla oynamak gibi. Bu yöntemleri çocuklarınıza öğreterek kardeşlerin kendi aralarında oynamalarını da teşvik edebilirsiniz.” diyor.

7. İhtiyaçlarını karşılarken bağımsızlığa da teşvik edin
Bu dönemde yaşadıkları stres sebebiyle çocuklarımız önceden kazandıkları yetileri sanki unutmuş gibi daha bebeksi konuma gerileyebilirler. Yemeğini kendi yiyen çocuğunuz sizin yedirmenizi isteyebilir, tuvaletine rahatça giden çocuğunuzun altına kaçırması, uyku öncesinde sakinleşmede zorluklar, istediği yapılmadığında uzun süre ağlamak gibi. Böyle durumlarda “sen büyüdün, hadi bakalım kendin yap” ya da “beni çok yoruyorsun, neden böyle davranıyorsun” gibi cümleler kullanmak çocuğunuzun daha öfkeli ve huzursuz olmasına neden olabilir. Bunun tam tersi bir yaklaşımla, örneğin yemeği sizin yedirmenizi isteyen çocuğunuza “anladım bugün benim sana destek olmamı istiyorsun, benim güzel çocuğum annesi yedirsin istemiş, o zaman bir kaşık ben vereyim diğer kaşığı sen al” diyerek ihtiyacı karşılamak ama kendisinin bu yetisini de destekleyici bir yerden karşılık verebilmek önemli.

8. Kardeş kavgalarında bu hatalara düşmeyin!
Kardeş kavgaları, anne babayı paylaşamama, evdeki büyük çocuktan küçüğü idare etmesini beklemek, ilişkileri arasındaki dengeyi sağlamak zorlaştı. Buralarda en önceliğimiz büyük ve küçük çocuk ayrımını kenara bırakarak her çocuğun kendine özel sınırları olduğunu hatırlamaktır. Büyük çocuk küçüğü idare etmek ve küçükle ilgili sorumluluk üstlenmek mecburiyetinde bırakılmamalıdır. Çocukların sorumluluğunu alması gereken tek kişi ebeveynlerdir. Rızası görülerek, isteği var ise çocuklar birbirine destek olmalıdır. Oyuncaklarını paylaşmak istemiyorlarsa bu anlayışla karşılanmalıdır. Kavga durumları yaşanıyorsa, anne veya baba durumu anlamalı, bir konuşma alanı açarak duyguları üzerinden çocukların da birbirlerini anlamalarını sağlamalı sonrasında telafi edebilmeleri için; “size güveniyorum, hadi bakalım daha sakin kalmayı deneme zamanı” diyerek onlara şans vermelidir. Ayrı odalara göndermek, taraf tutmak, cezalandırmak istemediğimiz yöntemlerdendir. Ceza vermek yerine yaşanılan durum her ne ise telafi edebilmelerini sağlamak gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.