DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon
Parçalı Bulutlu
16°C
Afyon
16°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

Saime Bircan Sak

Saime Bircan Sak Afyon doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de yaptı. İstanbul Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümünden mezun. Çeşitli okullarda öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptı. İzmir Özel Saint Joseph Fransız Lisesi Müdürlüğü’nden emekli oldu. Fransa’nın Angers Üniversite’sinde ‘Yönetim Bilimi’ konusunda tez verdi. İki radyo oyunu yayınlandı, dört şiir ödülü var. İzmir İzmir, İzmir Tarih ve Toplum, Ünlem, Kum, Deliler Teknesi, Batı Söz, Berfin Bahar, Cumhuriyet Kitap, gibi dergilerde öykü, şiir, deneme ve kitap tanıtımı yazıları yayımlandı. 2003 de Starsbourg’da 2004 de İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde kendi şiirlerinden oluşan Türkçe- Fransızca bir sergi açtı. Françoise Urban-Menninger’in ve André Velter’in şiirlerini Türkçeye çevirdi. Egeli Kadın Yazarların ortak kitaplarında öykü ve şiiri yer almaktadır. 2007 de Françoise Giroud’nun “Lou Özgür Bir Kadının Öyküsü” adlı Türkçe çevirisi İmge Kitabevi’nden yayımlandı. 2014 yılında 2. Baskısını yaptı. 2011 de Beyaz Üşüme adlı romanı Şenocak Yayınları tarafından yayımlandı. Sus Çığlığı adlı Cumartesi annelerinden yola çıkarak gözaltında kayıpları konu aldığı romanı 2015 de Asur Yayınlarından yayımlandı. EKYAZ platformu, Dil Derneği üyesidir.

Kadın Şampiyonlarımız Sporda da Kadının Adı yok

20.09.2018 08:24
0
A+
A-

Yazılı ve görsel basında adını duymaya alışık olmadığımız Şampiyonlardan söz edeceğim. Hepsi değil elbette. İzini sürebildiğim bazılarını tanıtacağım sizlere. Önce tanıdığım sohbet ettiğim bir şampiyonla başlayalım. Vesile Yılmaz Anatca

“Uyumadan, dinlenmeden sıcağa, güneşe, rüzgâra, tuza karşı 25 saat aralıksız koştum.” 27 Temmuz 2018 Garmin Runfire Tuz gölü Ultra Maratonu 100 mil (160 km) kategorisinde Kadınlarda birinci, Genel kategoride üçüncü olan Vesile Yılmaz Anatca böyle anlatıyor. “Eşsiz bir deneyimdi. Spor benim var olma nedenim. Her sezon katılacağım hedef yarışları belirler ve tüm sene boyunca aralıksız antrenman yaparım. Üç farklı dal yaptığım için antrenmanlarım oldukça yoğun geçer. Haftada en az 20 kilometre yüzüyor 400-500 km bisiklete biniyor ve 70-80 km civarında da koşuyorum. Yediklerime özellikle dikkat ediyorum. Günde 7 saat uyku ve düzenli bir yaşam olmazsa olmazım.”

Okulda kız basket takımı var ve onlar şampiyon. Özellikle kızların yoğun bir biçimde  spor yapmasını destekliyor. Antrenman yaparken karşılaştığı güçlükleri anlatan  sporcumuzun pek çok birinciliği  var. “Triatlon bana bedenimle kendimle ve cinsiyetçi bakış açılarıyla savaşma gücü kazandırdı beni özgürleştirdi.” Gelecek yarışlar için düzenli bir şekilde çalışıyor. Spor disiplin ister.

244 koşuda sekiz birinciliği olan Jokey Zülfiye  Bulut Türkiye’nin ilk ve tek kadın jokeyi. Hiç adını duydunuz mu? Yarışlarda yer aldığı atına yapılan testte doping çıkmasından dolayı meslekten bir yıl ihraç edilmiş. “Ben at sahipleriyle yarış başına anlaşıyordum. Maalesef ata ne ilaç yapıldığını bilmiyorum. Bir yıllık ceza aldım. İhraç edildikten sonra markette, fabrikada, hastanede temizlik işçisi olarak çalıştım.”

Zülfiye 17 Ekim’de düzenlenecek yarışa Almanya ‘da at çiftliğinde hazırlanıyor.

“Acemi bir tayı eğitmek hiç kolay değil. Bizim tatil günümüz,  yıllık iznimiz yok. Yağmur çamur, kar kış, sıcak soğuk demeden açık havada çalışıyoruz. Sabah saat 4 oo de at üzerinde idmanda oluyorum. Kendi arabamla gidiyorum. Sigorta yok, maaşımı da alamıyorum. Çoğu at sahibi ve antrenör bana güvensiz yaklaşıyor. “ Neden dersiniz, kadın olduğu için mi?

“6 yaşımda hobi olarak ata binmeye başladım. Gücüm yettiğince de binmeyi sürdüreceğim.” diyen Zülfiye Bulut psikolojik baskı gördüğünü anlatıyor.

Alara Kocaoğlu henüz 10 yaşında. Ancak bu güne kadar katıldığı tenis turnuvalarından 22 madalya ve 9 kupayla döndü. İzmir Kuşadası’nda yaşıyor.

Korttaki başarısının derslerini de olumlu etkilediğini söylüyor. Dünyaca ünlü tenis oyuncusu Serena Williams’ı örnek alan Alara öncelikle Milli Takımlara girmeyi hedefliyor. Büyüyünce Grand Salam oynamayı istiyor. Tenis oynarken kendisini çok mutlu hissediyor.

Hatay’da babasının yönlendirmesiyle 10 yaşındayken dövüş sporlarına başlamış İrem Çapar “2013 yılında MUAY THAİ Türkiye Şampiyonu, aynı yıl İstanbul’da Yıldız Bayanlar 51 kiloda Muay Thai de Dünya Şampiyonu oldum.2014 ‘de Malezya’da Yıldız Bayanlar 57 kiloda Dünya Şampiyonu 2015 de Muay Thai Türkiye Şampiyonu oldum. 2016 yılında Kick Boks ve boksta Türkiye Şampiyonu oldum. 2017 yılında ise 57 kiloda Muay Thai  Gençler Dünya Şampiyonası’nda üst genç bayanlarda Dünya Şampiyonu oldum. Son olarak ise profesyonel bir maçta benden 11 yaş büyük İranlı rakibimi ezici bir üstünlükle yenmeyi başardım.” “Kulübümüzde en az benim kadar iyi sporcular var ama destek yok. Yerel yönetimlerden destek istiyoruz.”

Adımlarıyla tüm kadınların kaderini değiştiren ilk Kadın maraton Koşucusu Katherine Switzer. 5 Ocak 1947 doğumlu kadın sporcu 19 Nisan 1967 de Boston Maratonuna cinsiyet belirtmeden K.V. Switzer adıyla katılır.

“Bir kadının 800 metre ya da daha uzun koşması cinsiyetsizleştirici, kadınlıktan çıkarıcı geliyordu. Kadınların rahimlerinin düşeceğinden, bacaklarının irileşeceğinden, gövdelerinin kıllanacağından korkuyorlardı. Oysa koşmak beni güçlü ve özgür hissettiriyordu.” diyor Switzer. Onun kadın olduğu fark edilince yarıştan çıkarmak istediler bu iğrenç davranışa karşın, 4 saat 20 dakika koştu.  Amatör Sporcular Birliği Kadınların bu vb. maratonlara katılmalarını yasakladı. Katherine savaştı, sonunda başardı. 1972 yılında tekrar kadınların  Maraton Hakkı elde etmesini sağlar. “Yarış sırasında büyüdüm ben. Boston Maratonu’na genç bir kız olarak başladım, yol boyunca büyüdüm. Sona geldiğimde olgun bir kadındım.”

Switzer’in bu duruşu yıllar sonra kadın maratonunun olimpiyat programına dahil olmasını sağladı. İnançla ve İnatla birçok kadının hayatını değiştirdi.

Forbes en çok kazanan sporcular listesini açıkladı:100 erkek, 0 kadın.

“İnanmak başarının yarısıdır, hayatta mutlaka bir amacınız hedefiniz olmalı.” diyen 15 yaşındaki  Sümeyye Boyacı 2018 Avrupa Paralimpik’te Altın Madalya kazandı.  5 şubat 2013 doğumlu Sümeyye 4 yaşında ayaklarıyla resim yapmaya başlamış. 6 yaşında kuranı hatim etmiş. Rusya’da ilk kişisel resim sergisini açmış. 7 yaşında Ebru yapmaya başlamış. Her şeyi ayaklarıyla yapan Sümeyye 5 yaşında yüzmeye başlamış. Balıklardan esinlendiğini söyleyen sporcunun hedefi 2020 de Tokyo’da yapılacak yüzme yarışmasında birinci olmak.

Disiplinli ve sistemli çalıştığını söylerken Eskişehir Büyükşehir  Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in desteğini saygıyla dile getiriyor. Futbol’a gösterilen ilgi ve desteğin ne yazık ki diğer spor dallarına gösterilmediğinin üzülerek altını çiziyor.

9  Aralık 2001 Akhisar doğumlu Ayşe Begüm Onbaşı 17 yaşında  Dünya Aerobik Şampiyonu. 7 yaşında Akhisar Belediyesinin  beden eğitimi öğretmeni Öznur Hoca  Manisa’ya bir yarışmaya götürüyor orada şu anki antrenörü Gürkan Er tarafından ekibe alınıp çalıştırılıyor. Evinden 50 km uzaklıktaki salona gidiyor haftada üç ya da dört kez antrenman için. Okul ödevlerini arabada gidip gelirken yapıyor. “2014’de Dünya Şampiyonası’na katıldım ve düştüm. Birinci olabilecek durumdayken altıncı oldum. Bir ay ağladım. Sonra ilk antrenmanımda düştüğüm hareketten 200 tane yaptım. Sonunda başardım.”

Yılmadan, usanmadan azimle ve kararlılıkla başarıya ulaşmanın güzel bir örneği.

 Manami İto 33 Yaşında takma kolla omzunun yardımıyla keman çalıyor. Paralimpik yüzme dereceleri var. Tam bir yaratıcılık, güçlü ve olumlu karakter örneği. 2004’de  trafik kazasında sağ kolunu kaybetmiş. Günlük yaşamda hemşirelik yapıyor. Kemanından dökülen nağmeler dinlemeye değer.

14 Ekim 1998 doğumlu Yasemin Ecem Anagöz Polonya’da okçuluk dalında altın madalya sahibi. Bireysel ve takım kategorilerinde 2 altın madalyayla dünya rekoru kırdı.

Sporcuların belirttikleri ortak nokta sporun bedeni ve ruhu özgürleştirdiği. Tıpkı sanatta olduğu gibi. Belediyeleri, diğer kurum ve kuruluşları özellikle kadın sporcuları desteklemeye çağırıyoruz. Eğitimin her aşamasında spora daha fazla zaman, yer ve olanak ayrılmasını istiyoruz.

Şampiyon kadınlarımızı yürekten alkışlıyor, başarılarının artarak sürmesini diliyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.