DOLAR 7,9354
EURO 9,4857
ALTIN 461,16
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 8°C
Sisli
Afyon
8°C
Sisli
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 12°C
Pts 10°C
YAZARLAR TÜMÜ

HOŞ GELDİN ABDUL!

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
17.11.2014
37
A+
A-

Alan Moorehead’ın yazdığı ‘Gallipoli’ adlı kitabın 149 sayfasında yer alan 2. paragrafta ve diğer sayfa ile satırlarda, Çanakkale Savaşları sırasındaki bir takım tiplemelerden söz ediliyor.

Kitapta Osmanlı yurttaşlarına atfedilen şu sözleri beraber okuyalım:

“Türklerin canavarca ve insani olmayan bir yanları vardır. Zalim ve kötülük saçan aşırı tutucu insanlardır. Her türlü kötülüğü ve vahşiliği yapma eğilimleri ve güçleri vardır.”

Bu tanımlama size de hiç yabancı gelmeyecek. Sanki yüzyıllar öncesinde Kudüs’e, İstanbul’a Haçlı Seferleri düzenleyen Avrupalıları anlatıyor.

Hele o kitapta, siyah beyaz baskı olarak yer alan ve Ted Colles tarafından çizilmiş ‘Abdul’ tasvirini gördükten sonra “Haçlı Seferleri toplama kuvvetleri başkomutanı papazlardan birinin resmi olsa gerek” diye düşünüyorum. Açlık ve sefalet Avrupa’sı insanına cennet vaat eden papazların Anadolu yollarındaki halini gösteriyor gibi…

Bu demde Türkiye ziyareti yapan 16.Benedikt usuma düşüyor. ABD’nin başına buyruk kaldığı Dünya’da Şanghay örgütü ülkelerinin arkasında kalmama kaygısı içindeki, yarış kaybeden sanayi toplumu olmaktan çıkarak bilgi toplumu olabilmenin sancılarıyla kıvranan Avrupalının son umudu.

Hayra alamet olsun. Şu AKP iktidarları döneminde Vatikan Papalarının da ilgi odağı olduk. Çağın değişen ve gelişen savaş yöntemlerine koşut, ağırlıklı yöntem olarak kullanılan soğuk savaşın her bir parçasının uygulanmağa çalışıldığı Türkiye’ye karşı ‘Truva Atı’ gibi sürülmüşler sanki.

Fiziki görünümlerini tamamlayan giyim öğelerinin her birinin, benim gözümde, işte o

‘Abdul’ resmindeki öğelerle özdeşleşmesi var.

Şu Papaların 16.sının Kardinalliği döneminden, Türkiye’ye ayak bastığı günün arifesine dek kullandığı sözleri anımsayın. Bizlere canavarca insani olmayan tavırlarla saldırmıyor muydu?

Bizleri gerçekte tanımadan hakkımızda zalimce ve tutucu düşüncelere sahip değil miydi? Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınmaması yolunda çok kötü sözler sarf etmedi mi?

7 Eylül 2006 Çırağan Sarayı görüşmesinde; Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, kendisine “Hoş geldin” diyen meslektaşı Abdullah Gül’e “Hoş bulduk Abdul” derken, tam da bu demde “Bir insanı bulunduğu mevkiiyle değil, göz koyduğu mevkiiyle ölçmek gerekir.” Diyen Tolstoy’u duyumsuyorum.

Hoş geldin Abdul!

Bu sözlerin kullanıldığı davranışları izleyenler, mutlaka “sıcak bir arkadaşlık tavırları” olarak değerlendirmişlerdir. Geçmişi bilmeyenler de bu sözleri yutmuş olacaktır. Oysa devlet yönetenlerin ve her Türk bireyinin, ülkemizin özellikle içinde bulunduğu şu koşullarda ‘cahil’ olma lüksü yoktur.

Bakalım, kendilerinden sonrasında ziyaret yapanlar ne inciler dökecekler…

Batılının beynine yüzyıllardır kazınan bu tipleme ve şartlandırmalarıyla günümüz liderlerinden çıkan söz ve yaptıkları davranışlar doğaçlama da olsa bizlere elan ne denli kızgın olduklarını ifadeliyor. Çünkü bu düşünce o kültürde yetişen kişilerde yüzyıllarca sürdürülen öğreti ile şekilleniyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.