DOLAR 7,8433
EURO 9,5220
ALTIN 460,96
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 12°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
12°C
Parçalı Bulutlu
Cum 12°C
Cts 12°C
Paz 13°C
Pts 12°C
YAZARLAR TÜMÜ

BİZE DÜŞMANLIK YAPANLAR  ASLINDA NE GİBİ FAYDALAR SAĞLARLAR?

Ekrem Çulfa
My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ekrem Çulfa Kimdir? 1981 Yılında Afyonkarahisar ili Şuhut İlçesi İsalı Köyü ilkokulu'ndan 2. ci olarak mezun oldu. 1984 Yılında Kocaeli İli Gölcük İlçesi Gölcük İmam Hatip Ortaokulu' ndan 1. olarak mezun oldu 1987 Yılında İzmit Lisesi Matematik Bölümünü başarıyla bitirdi. 1987-1993 ODTÜ Eğitim Fakültesi Matematik Bölümünden Eğitim ve Pedagojik Formasyon alarak başarıyla mezun oldu. 1987- 2016 Serbest olarak Öğrenci Koçluğu, Eğitim Koçluğu, Yaşam Koçluğu & İş adamlarına Koçluk yaptı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Matematik Enstitüsü'nden Matematik-Fizik Bilim Doktorasını aldı. 1993-1998 Özbekistan Bilimler Akademisi Samarkand Devlet Üniversitesi Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimleri aldı. 1993-1998 Özbek Liselerinde ve Devlet Üniversitelerinde Araştırma Görevlisi, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1998-2001 Kırgızistan Bilimler Akademisinde Doçentlik için Yaptığı Bilimsel Yayınlar, Bölüm Başkanlığı, Dekanlık ve Öğretim Üyeliği Doçentlik ve Assistant Prof, Assoc. Prof ünvanlarına layık görüldü. 2001 Yılında YÖK'ten Doktora Denkliğini aldı 1998-2001 Uluslararası Alatoo Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Dekan, Öğrenci Danışmanı, Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile ve Veli Koçu ve Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2001-2005 Uluslararası Türkmen Üniversitesinde Bölüm Başkanı, Rektör Danışmanı, Öğrenci Koçu, Eğitim Koçu, Yaşam Koçu, Kariyer Koçu, Aile Koçu ve Veli Koçu hem de Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2005-2008 R.Ville Üniversitesinde Psikoloji Pedagoji Doktora dersleri ve eğitimlerini tamamlayarak Psikolog Pedagog Dr. ünvanına layık görüldü. 2006-2009 İTÜ & İTİCU da Öğretim Üyesi olarak çalıştı. 2007-2009 İTİCU Uygulamalı Yüksek Lisans Psikoloji ve Pedagoji Eğitimleri Aldı. 2010 Amerika The Gotman Institute ve Psikoloji İstanbul'dan Aile Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2011 KİGEDER' den Aile Koçluğu, Yaşam Koçluğu ve Öğrenci Koçluğu eğitimleri ve sertifikaları almıştır. 2013 Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği'nden Hipnoz Sertifikası almıştır. 2013-2016 Hızını alamayıp Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü Bitirmiştir. 2015-2016 PETAD' tan Aile ve Evlilik Danışmanlığı Eğitimleri almıştır. 2005-Halen My Life Psikolojik Danışmanlık & 7/24 Yaşam Koçluğu Merkezleri Kurucu, Genel Müdür ve Genel Koordinatörü olarak görevine devam etmektedir. 2016-Halen Business Channel Türk Tv de "Dr Ekrem Çulfa ile Yeni Bir İş Yeni Bir Kariyer" Programı yapım ve sunuculuğunu yapmatadır.
11.07.2018
117
A+
A-
Empati başkasının acısını hissedebilme yeteneğidir. Arno Gruen kendi acısını hissetmeyip ondan kaçan bir kişinin empati yapma yeteneği olmadığını söyler. Kişi acı çektiği bir durumu, güçlü olmak pahasına reddederse bu acıyı başkalarında arar der Arno Gruen. Böylelikle kişi kendi çektiği acıda kurban rolünden sıyrılır ve zalim rolüne girmeye başlar. Yani, bu acıyı başkalarında aramakla kalmaz, aynı acıyı başkalarına da yaşatmaya çalışır. Annesi tarafından azarlanıp bu konudaki üzüntüsünü inkar eden bir çocuk, başka bir arkadaşını ya da küçüğünü azarlar ve kendi içindeki acıyı böylece hafifletir. Yani yaşadığımız hiçbir duygu yok sayılacak, inkar edilecek kadar önemsiz değildir. Aksine en küçük duygu bile oldukça önemlidir. Eğer bir duygu direkt yollarla boşalım bulmazsa dolaylı olarak boşalım bulur. Öfke, saldırganlık, kaygı ya da depresyon şeklinde olabilir.
Kişi kendisinden yani kendi duygularından ne kadar habersiz yaşarsa o kadar yabancı olur. Bu yabancılıkta da bir şekilde günlük hayatını sürdürebilir, sorunsuz bir hayat yaşayabilir; fakat bir problem çıkıp artık kullandığı yöntemlerin işlevsiz hale geldiğini görmesiyle kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kendisiyle yüzleşen insan kendi kurban rolünü fark eder, bununla yüzleşmektense nefretini dışarıya yansıtır ve kendisine bir düşman edinerek rahatlar. Yani yine bir başkasını kurban rolüne sokar ve yine negatif duyguyu dışarıda bir başkasına yöneltir. Temel mekanizma aynıdır, negatif duygudan kaçınmak.
Düşmanların benliğe olan en büyük işlevi budur. Negatifi yani olumsuz olanı ona atarak rahatlama. Böylelikle kendimizi iyi tarafta tutup, iyi hissetme halinde kalırız. Bu durumda akıllara şu soru geliyor? İnsanın düşmana ihtiyacı var mıdır? Cevap evet vardır; ama hangi durumlarda şimdi buna bakacağız.
Çocuk ilk doğduğunda dünyayı iyi ve kötü olarak ikiye böler; anne onun ihtiyaçlarını karşıladığında iyi bir annedir, karşılamadığında ise kötü bir annedir ve o zaman anneyi sevmez. 2 yaşlarına kadar devam eden ‘bölme’ dediğimiz bu durum sağlıklıdır ve her çocukta görülür. İyi anne ve kötü anne sanki farklı kişiliklermiş gibi algılar. 2 yaşların sonundan itibaren iyi ve kötünün biraz daha birleşmesi; yani çocuğun anneyi iyi ve kötü tarafları ile kabul edebilecek psikolojik olgunlukta olması beklenir. Çocuğun bu olgunluğa gelebilmesi annenin çocuğa ne kadar empatik ve sağlıklı yaklaştığıyla birebir ilgilidir.
Eğer annenin çocuğa empatik yaklaşabilecek psikolojik olgunluğu yoksa çocuktaki bu bölme durumu değişmez. Yetişkin olduğunda dahi hayatı iyi ve kötü olarak ikiye ayırmaya başlar. Çok sevdiği arkadaşları ya da nefret ettiği arkadaşları olur, çok sevdiği dersler ya da hiç sevmediği dersler gibi. Hayatı siyah ve beyaz olarak adeta ikiye bölerek yaşar. Sevdiği bir arkadaşı onun rahatsız olacağı bir davranış yaparsa, o arkadaşını birden sevmediği arkadaşlar kümesine koyabilir. Daha önce ona olan duygularını inkar eder, sorulduğunda ise ben onu yanlış tanımışım, hakkında yanlış hissetmişim gibi şeyler söyler. Yine aynı şekilde nefret ettiği bir kişi ona iyi bir şey yapınca birden ona karşı bütün duyguları bir anda değişir ve o kişiyi sevmeye başlayabilir. Özet olarak bu kişi iyi ve kötüyü aynı yerde görme becerisine ve olgunluğuna sahip olamadan, hayatı ikiye bölerek yaşamını devam ettirir.
Aynı şekilde kendisiyle ilgili de bu bölmeyi yapmak durumundadır, eğer dışarıda nefret ettiği, kınadığı, yargıladığı, sevmediği insan ne kadar çoksa kendisini o kadar pozitif tarafta hisseder. Onlar kötü ben iyiyim duygusuna kapılır ve rahatlar, dışarıda bir kötü bulmadan kendisini iyi tarafa koyamaz.
Kişiye narsisistik olarak rahatlama sağlatan bu durum kişinin düşmanlar edinmesine yol açar. Bölme ne kadar aktif ve kişi ne kadar somut narsisistik başarılardan uzaksa, kendisine o kadar fazla düşman bulur. Kendisini başarılı, onaylanmış, beğenilmiş hisseden kişilerde bu durum biraz daha az görülebilir. Düşmanlar daha çok savunlarımızın çöktüğü noktalarda işimize yarar.
Bu bir çözüm sağlar mı, geçici olarak evet sağlar. Kişi anlık olarak rahatlar ve kötü duygusunu boşaltır; fakat uzun vadede kişi kendisini daha fazla öfke, kaygı, nefret ve mutsuzluk içinde bulur, bu noktada psikolojik semptomlar göstermeye başlar.
Psikoloji bu noktadaki kişilere oldukça büyük fayda sağlar, çünkü önce kişi kendisinden uzaklaştığı acılar ile bir psikolog eşliğinde yolculuğa çıkar. Kendisinin reddettiği taraflarını görmeye ve o taraflarla barışmaya başlar. Kendisine yaklaşarak, psikolojik olarak iyi hissetme haline ulaşır. Psikolog kişi ile görüşürken ona farkında olmadığı bir takım bilinç dışı gerçekleri gösterir, bu durum kişide rahatlık ve huzur sağlar.
Eğer düşmanlık, nefret, öfke patlamaları vb  sorunlarla başedemiyorsanız mutlaka bir profesyonel psikolog yardımı alınız.
Hoşçakalın. Dostçakalın. Kendiniz ve Sevdiklerinizle Barışık Kalın.
Dr. Ekrem Çulfa
Aile Evlilik ve Çift Danışmanı
05447243650
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.