DOLAR 8,0023
EURO 9,5266
ALTIN 465,29
BIST 1.321
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 6°C
Sisli
Afyon
6°C
Sisli
Per 6°C
Cum 8°C
Cts 10°C
Paz 12°C
YAZARLAR TÜMÜ

BİR TUZAKTAN BİR BAŞKA TUZAĞA

Halil Şahin
ÖZGEÇMİŞ Halil Şahin İzmir İli, Dikili İlçesi, Bademli Köyü 1949 doğumlu. Evli ve 1Çocuk sahibi. Ortaklar İlköğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Anadolu Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği, Çapa Öğretmen Yetiştirme Merkezi İlköğretim Müfettişliği mezunu olarak; İlkokul Öğretmenliği ve yöneticiliği, Sosyal Bilgiler ve Coğrafya Öğretmenliği ile orta öğretim yöneticiliği ile İlköğretim Müfettişliğinde geçen 39 yıl eğitim alanında devlet memuriyeti yaptı. 1964 yılından bu güne gelesiye değin Aydın’da ‘Yeni Kıroba’ ve ‘Söke Ekspres’, İzmir’de ‘Adalet’, ‘Ege Ekspres’, ‘Demokrat İzmir’ ve ‘Yeni Asır’ ile ‘Dikili Genç Haber’; Adana’da ‘Kozan Hürses’, Kahraman Maraş’ta ‘Haber’, Konya’da ‘İlerici Akşehir’, Afyonkarahisar’da ‘Türkeli’, ‘Kocatepe’, ‘Afyon’da Haber’, ‘Elçi’, ‘Sultandağı Ses’, ‘Sözcü’, ‘Kadınana’, ‘Görüntü’ gazetelerinde muhabirlik, köşe yöneticiliği, köşe yazarlığı, İdare ve Genel Yayın Danışmanlıkları yaptı. Kurduğu bir Ltd şirket aracılığıyla da Afyonkarahisar’da basılıp idare edilen, fakat İç Ege’de satış ve dağıtımı yapılan ‘İç Ege’ adlı bölge gazeteciliği denemesi yaptı. Afyonkarahisar Belediyesi ‘Belediye Radyosu’ ile ‘Armoni fm’ ve Dikili’de de ‘Genç Radyo fm’ de radyo programlarıyla hizmet verdi. İlksan, Töb-Der, DES, Temsen’de eğitim alanında, Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilik alanında, ADD’de de sosyal alandaki mesleksel dernekçilik ve sendikacılık etkinliklerinde çalışmalar yaparken Denetim Kurulu üyeliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ile Onur Kurulu üyeliklerinde bulundu. Afyonkarahisar’da Kumartaş Köyü Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. MEMKO Tüketim Koooperatifi’nin kurucu üyeleri arasında bulunarak yönetim kurulunda aktif olarak çalıştı. Halen ürettikleri evlerinde oturmakta olduğu Milli Eğitim Mensupları Yapı Kooperatifi’nde de Denetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. ADD Afyonkarahisar Şubesi Başkan Yardımcısı görevini sürdürür iken 17 Kasım 2006 tarihinde görevlendirildiği İşçi Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nı, 11 Aralık 2006’da gerçekleştirdiği İl Kongresi ile seçilmiş başkan olarak sürdürmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanı seçememesi sonucu gidilen Genel Seçimlerde Milletvekili adayı olabilmek için, yasa gereği 07.05.2007 tarihinde İl Başkanlığı görevinden ayrıldı. Genel seçimlerde Afyonkarahisar Milletvekili Adaylığını müteakip, ardından gelen Yerel Seçimlerde de İzmir İli, Dikili İlçesi İşçi Partisi Temsilciliğini üstlenerek, aynı ilçeden İl Genel Meclisi Adayı oldu. Bu arada sahipliğini ve kuruculuğunu yaptığı Uşak Özel Gülen Aydede Anaokulu’nun Müdürlüğü’nü de 2 yıl sürdürdükten sonra, bir süre internet köşe yazarlığı da yaptı. O şimdi emekli yaşamını sürdürmektedir.
12.09.2014
42
A+
A-

Yeni Osmanlıcı Küreselcilerin serbest düşme eylemi içinde; din eksenli Atlantik bağımlılığından, laiklik eksenli Batı bağımlılığına doğru yol aldığımızı gösteren birçok işaret olduğunu söylemek abartı olmaz.

Obama’nın, İlk Türkiye ziyareti bunun işaretleri ile doluydu. O günleri iyi anımsayınız. Obama’ya “Cumhuriyetimizi kurtar!” diye bağıranlar, sizce ne demek istiyorlardı?

Emperyalizmden kendi cumhuriyetini ve laikliğini kurtarmasını isteyen bir anlayış, sizce hangi toplumlara özgüdür?

“Onu değil, bizi al.” Ya da “Dinciler ile işbirliği yapma, laikler ile işbirliği yap.” gibi anlatıların özü, düzen aynı kalsın ama iktidarı Amerikancı laiklere verelim anlayışı olabilir mi?

Evet, aynen öyle: Türkiye’deki iktidar kavgasının aslı bu eksende yürüyor.

Demek ki; Türkiye’nin sorunu laiklik ya da daha geniş özgürlük değildir. Türkiye’nin sorunu bağımsızlıktır. Bağımsızlık gittiği için laiklik gitmektedir. Emperyalizmden laikliğin kurtarılmasını isteyen anlayış, Türk Halkının anlayışı değildir. İktidarı elde etmeye çalışan Batı bağlantılı güç odaklarının planıdır.

Şimdi gelin, biraz geriye giderek anımsayalım. İlk Cumhuriyet Mitinglerini hatırlayacaksınız.14 Nisan mitingleri, Batıya bağımlı laiklerin önderliğinde yürütüldü. Her ne kadar, ne AB ne ABD sloganları atılmış olsa da, mitingler laiklik eksenine hapsedilmiş durumdaydı.

Yani AKP’den kurtulmanın ötesinde hiçbir planı yoktu. Düzen içinde çözüm arayışı idi. Türkiye gene Atlantik sistemi içinde kalacak, ama yönetenler laik olacaktı. Başarmak istedikleri buydu.

İkinci dalga 17 Mayıs mitingleri ise karakter olarak çok farklı. Katılımcılar; sayı olarak, 14 Nisan mitinglerinden azdı. Ancak, gerek önderleri gerekse özü bağımsızlıkçı idi.

17 Mayıs Mitingi için TESUD’un “biz yoğuz” açıklaması, Batı ekseninde olanların bu mitinglere destek vermediğinin açık göstergesiydi. Miting gecesi CNN’de, Baykal’ın “biz bu mitingin unsuru değiliz” şeklindeki açıklaması, sözde sosyal demokrat belediyelerinin taşradan gelenlere otobüs vermemesi her şeyi açıklıyordu.

Buna rağmen CHP’nin bağımsızlıkçı tabanı Maltepe’de idi. Bu görünüm, bir yandan

“çıkmadık canda umut vardır” özdeyişini anımsatırken, öte yanda işgal edilmiş CHP’nin bir

işe yaramadığını ortaya koymuyor muydu?

Ama Yandaş CHP’liler elan emperyal afyonlarla uyuşmuş halde. Türkiye’nin sorunları, küreselci emperyalist sistem içinde kalarak çözülebilecek türden midir?

Sistem içinde kalarak aranan çözümler, ABD’nin istediği çözümler değil mi?

Türkiye’nin bir yol ayırımında olduğu doğrudur. Ya Atlantik ittifakında parçalanacaksınız, ya da Mustafa Kemal devrimlerine kaldığı yerden devam edeceksiniz.

Güneş doğudan doğuyor ve ulusun kararını kesinleştirmesi çok yakın görünüyor. Asya’da yeni doğan ve yükselen Dünya’da yerimizi alarak, yakında yeni devrimler çağına gireceğiz.

İdealler ve onun ekonomi, siyaset ve sosyal politikalara sür-git yansıması yaşamın özünü oluşturuyor. Tarih, işte bu yansımanın sebep ve sonuçlarıdır.

Türkler tarih boyunca bu yansımanın başrollerinden birini oynadı. İdealimiz kimi zaman edilgenliğe, kimi zaman etkinliğe uğradı. Ama her defasında idealimiz etkinlik yönünde gelişti. Medeniyetimize sahip çıkmadık, teşvik etmedik. Şu son demde de “Medeniyetler İttifakı” ile bir sömürgen ayrımcıyla ilişkilendik. Şimdi medeniyetimiz, o zehirli ayrımcılığın asimilasyoncu hasta özünden hayat buluyor. Ülkemizde haçlı irticaı yaygınlaştıran Fitnullahçıların öncülüğü de budur.

Ayrılıkçı ve ayırımcı bu medeniyetin verdiği “BOP Eş Başkanlığı” görevi, inanılmaz ama bu topraklardan çıktı. Oysa eş başkanlık görevi, medeniyetleri çatıştıran o medeniyetin büyük bir makamıdır. Yakın çevremizde yaşanan kargaşa ve çıkmaz içine savrulan Türkiye; işte bu tuzaklar ile bu Dünya şartlarında, fakat bu tehlikeyi sezemeyen ve göremeyen bir oy çokluğu yaratan şaşkın yığınlarıyla yarınlara ulaşmaya çalışıyor.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.