BENİM LAİKLİK ANLAYIŞIM

1950 ve devamı çocukluk yaşlarım. İlkokul çağlarımda dedemlerin yemeni, lastik ayakkabı ve bakır eşya satılan dükkanında çıraklık dönemim. Bugün Ambar Yolu olan taraflarda olduğunu düşündüğüm bir mekanda Kuran Kursuna yazdırdı dedem. Her gün birkaç saat gidip Kuran ve eski yazı öğrenmeye çalışıyordum diğer arkadaşlarla birlikte. Bildiğim namaz surelerinin hepsini o kurslarda öğrenmişimdir.Peki, o dönemde LAİKLİK var mıydı? Elbette vardı. ANDIMIZ da vardı, şimdilerde onu bunu bahane edip üç-onüç kişiyle kutlananlara inat renkli, coşkulu kutladığımız MİLLİ BAYRAMLARIMIZ da vardı, kravatlı gömlekli, sakalsız, sinekkaydı traşlı ÖĞRETMENLERİMİZ, okullarda ATATÜRK, GENÇLİĞE HİTABE ve DÖRT MEVSİM köşesi yanında ATATÜRK-CUMHURİYET köşelerimiz de vardı. En çok da şimdilerde özlediğimiz MİLLİ MARŞLARIMIZ vardı.Bunlar var diye DİN elden gitmezdi, Kuran kursuna giden çocuklar dinden de laiklikten de çekinmez, Cuma’ları, Teravileri dedelerinin, babalarının arkasında koşarken böylesi bir ayrıştırma gözetmezlerdi.Ne oldu da herkes birbirini ‘sapkınca’ sözlerle karalamaya başladı?Yazıklar olsun o çocuklardan bu günkü ortamı yaratan anlayışlara, yazıklar olsun!MEHMET ÜNAL TAŞPINAR

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri