ARASTA MESCİDİ

Arasta, üstü örtülü veya dükkânlarının önü saçaklı çarşılara verilen isimdir. Hayır müesseselerine gelir olarak yaptırılan arastalar, ekseriya belirli bir esnafı bir yerde toplayarak çarşı vazifesi gördüğü gibi bulundukları yerleri de süslerlerdi.Afyonkarahisar’da eski ve yeni olmak üzere iki tane Arasta Mescidi vardır. Bunlardan Yeni Arasta Mescidi, Kasaplar içinde, Yemeniciler çarşısına doğru “Derilik” diye bilinen ve halen tuvalet olarak kullanılan yerde 9.40x11 m. ölçülerinde ahşap ve düz toprak damlı olarak yapılmış idi. Bu mescit sonradan yıkılmıştır.Eski Arasta Mescidi halen varlığını devam ettirmekte olup Akmescit (Sinanpaşa, Hacı Eftal, Yeni Camii) Mahallesi, Yemeniciler Caddesi’nde, 45. pafta, 467. ada ve 2. parselde yer alır.Arasta Mescidi, 8.30x8.70 m. ebadında bir arsa üzerine içten içe 6.05x6.35 m. ebadında kargir, kare planlı ve tek kubbeli olarak Çağşadan Mehmet Bey zamanında Mehmet oğlu Hacı İsmail tarafından yaptırılmıştır. Yapı ilk önceleri “Germiyanlar Mescidi” adıyla anılırken sonradan “Arasta Mescidi” olarak anılmaya başlanmıştır.Doğu ve batı cepheleri yanlardaki binalara bitişik, güney cephesi de küçük bir bahçeye bakan mescidin girişi kuzey cephede olup giriş kapısının solunda iki küçük dükkân, kapı üzerindeki pencerenin iki tarafında da birer kitabe yer alır. Sağdaki birinci inşa kitabesinde;“Bismillâhirrahmânirrahîm, İnnemâ ya’murû mesâcida’llahi men âmene billâhi ve’l-yevmi’l-âhiri”Kâle’n-Nebî ‘aleyhi’s-selâm men benâ mesciden li’llâhi Teâlâ benâ’llahu lehü beyten mislihi fi’l-cenneti Benâ hâze’l-mescidi’l-mübârek el-Hac Hoca İsmail Bey bin Mehmet gaffera’llâhu lehû Devle-i gâlibân ……Mehmet bin Ya’kub fî târîh (Evâhir-i Şâbân sene sitte ve hamsin ve seb’a mie ( 756/ 1355) yazılıdır.Başında Tevbe Suresi’nden bir ayet ile bir Hadis-i Şerif bulunan kitabeye göre mescit, Hacı Mehmet oğlu Hacı İsmail Bey tarafından 756 H. / 1355 M. tarihinde yaptırılmıştır.Soldaki ikinci tamir kitabesinde; Sultan Hamid’in kıl temâşâ-yı hanmân âsârını                                                     Hiçbir asır hâkân-ı kebîrin? görmedi âsârını                                                     Miralay İsmail Beyle ehl-i hayır himmet idüp                                                    Hem pâdişâhımız bin yaşa kıldı târih-i i’mârını (1311/ M. 1893-94) yazılıdır.            Bu ikinci kitabeye göre mescit; Sultan II. Abdülhamit vasıtasıyla Miralay İsmail Bey tarafından 1893-94 yılında tamir ettirilmiştir. Yine Ocak 1761 tarihli bir yazıda caminin Hacı Mürsel adında bir kişi tarafından tamir ettirildiği söylenmekte, ancak bu tamirin hangi yılda yaptırıldığı belirtilmemektedir.Mescidin ahşap söveli giriş kapısı dıştan dikdörtgen formlu, içten basık kemerlidir. Girişten iki basamaklı merdivenle ibadet mekânına ulaşılır. İbadet mekânı ile giriş arasında cam bölmeli ikinci bir kapı daha vardır.Mescide girişin sol tarafı, kuzey duvarı ayakkabılık olarak düzenlenmiş, sağ tarafında, kuzey batı köşesinde ise müezzin mahfili vardır. Küçük ve basit yapılı mahfilin önü ahşap korkulukludur. Bu kısımdaki küçük ahşap kapı ile minareye çıkış sağlanır. Mescidin doğu ve batı duvarı sağır olup harimi kıble yönünde ve mihrabın iki yanında birer pencere aydınlatır. Pencereler içeriye doğru genişleyen mazgal karakterli ve dikdörtgen formlu olup biri güney cephedeki avluya geçişi sağlar. Ayrıca mihrap ile giriş kapısı üzerinde küçük ve basık yuvarlak kemerli birer pencere daha vardır.Mihrapta nişi çevreleyen bordürler mermerle kaplanmış, kaş kemerli nişin yarı küresel kavsarası sıvayla kaplanırken, alt kısımlarda tamamen mermer kullanılmıştır.Minber daha önceden metal iskeletli ve demir doğramalı iken yakın bir zamanda şimdiki yan aynalıkları kündekâri özelliğindeki ahşap minber yaptırılmıştır.İçte, kubbe göbeğinin etrafında yuvarlak panolar halinde “Elvâh-ı Celîle”, mihrap üzerindeki pencere üzerinde; “Küllemâ dehâle aleyhê Zekeriyyâ’l-mihrâbe” ayeti, kubbe tavanında “Besmele” ve “İhlâs Suresi”, kubbe çemberinde ise bordür halinde uzanan “Besmele” ve “Kelime-i Tevhid” yazılıdır.Kubbeye geçiş Türk üçgenleri ile sağlanmıştır. Mescidin duvarları içten beton sıvalı olup içteki rutubetten dolayı duvarlar pencerelerin üst hizalarına kadar lambri ile kaplı, dıştan kuzey cephesi serpme beton sıvalı ve yeşil renkte boyalıdır. Mescidin üzeri dıştan beşik çatı ile örtülü ve Marsilya kiremitle kaplıdır.Kuzeybatı köşede yer alan minare, mescidin ilk yapıldığında değil, 1893-1894 tarihinde yapılan tamir sırasında inşa edilmiştir.Minare kaidesi aynı zamanda mescidin kuzey-batı duvarını da oluşturur. Kısa silindirik gövde kaval silme bilezikle sonlanır. Alt kısmını dalgalı bir motifin süslediği şerefenin kornişi XIX. yüzyıla özgü profilli silmelerden oluşur. Şerefe korkuluğu metal profilli, silindirik kısa peteğin üstündeki taş külâh kaval silmelidir. Harimden girilen minare içinde çekirdeksiz merdiven kuruluşu vardır.Yapıldığından bugüne kadar birçok onarım görerek zamanımıza kadar gelen Arasta Mescidi’nin bilinen ilk onarımı 1761 yılında, ikinci onarımı ise 1893-1894 yılında yapılarak ikinci kitabe konmuş, Cumhuriyet döneminde, 1963 yılında mescidin kubbe üstü kırma çatı ile kaplanmış, minaresi yenilenmiş, dış duvarları sıvanarak boyanmıştır.Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 09-02-1979 tarih ve A-1522 sayılı kararla tescillenerek koruma altına alınmıştır.Bugün zemini yol seviyesinden aşağıda kaldığı gibi yağmur suları da güney cephede yer alan küçük bahçede biriktiği için mescidin tabanı rutubet almakta olup tamir ve restorasyonu gerekmektedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri