DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 9°C
Çok Bulutlu
Afyon
9°C
Çok Bulutlu
Paz 7°C
Pts 8°C
Sal 10°C
Çar 8°C
YAZARLAR TÜMÜ

AKKOYUN, TRT’DE ZAFER YÜRÜYÜŞÜNÜ DEĞERLENDİRDİ

Reklam
31.08.2015
70
A+
A-

Büyük Taarruzun 93. yıldönümü vesilesi ile şehrimizde birçok etkinlik düzenlendi. Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı “Zafer Yürüyüşü” hakkında Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Turan Akkoyun, TRT Antalya Radyosu “Akdeniz’in Sesi” programında canlı yayın bağlantısında beş mevzu üzerinde değerlendirme yaptı.

1. Büyük Taarruz Öncesinde Hazırlıklar Sırasında Afyon ve Çevresi

Büyük Taarruz, Türklüğün ölüm-kalım kavgası demek olan Milli Mücadele hareketinin zaferle sonuçlanmasını sağlamış çok önemli hamledir. 1683’de Viyana önlerinde başlayan ve 238 yıl devam eden geri çekilişin ardından gerçekleştirilmiştir.

Sakarya Zaferi’nin kazanılmasından sonraki dönemde; İşgal güçleri ile destekçileri kendilerinden emin, sinsi, hunhar, arsız bir şekilde siperlerine güvenirlerken, Türklerde bir an önce vatanın düşman işgalinden temizlenmesi konusunda acelecilik öne çıkmaktadır.

Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Milli Mücadele’nin, en başından beri bağımsızlığın askeri bir zafersiz kazanılamayacağını ön görmüş olmasına rağmen, barış masasına kapılarını açık tutmuş, diplomaside gereken hamleleri yapmıştır.

Takvimler Haziran 1922’yi gösterdiğinde Büyük Taarruz’a karar verilmiş ve büyük bir gizlilik içinde sürdürülen hazırlıklar hızlandırılmıştır.

Temmuz ayında çeşitli vesilelerle kumandanlar bir araya gelerek, fikir teatisinde bulunmuşlardır. Kumandanların bir araya gelme vesilelerinden biri 28 Temmuz’da Akşehir’de subaylar arasında bir futbol müsabakasını izlemedir. Böylece işgalci güçlerin dikkati çekilmeden Anadolu’daki bağımsızlık hareketine büyük bir katkı sağlayan toplantılardan biri daha gerçekleştirilmiştir.

Bu görüşmeden sonra Afyonkarahisar’ın Emirdağ, Sultandağı, Bolvadin, Sandıklı, Çay, Şuhut kaza ve nahiyelerinde askeri birliklerimizin nakilleri hız kazanmıştır. Yunan tayyarelerinin durumu fark etmemeleri için itina gösterilmiştir. 14-26 Ağustos arasında askeri birliklerdeki hareketlilik, bunun düşmana fark ettirilmemesi takdire şayandır. Bunlardan çok az bahsedecek olursak;

18 Ağustos 1922 tarihinde;

– Bir Eşek Katarı

– İki Deve Katarı

– İki Araba Katarı göreve başlamıştır.

22 Ağustos’ta Cephe Ağır Topçu Taburu Efe Sultan’a yanaştırılmıştır.

20 Ağustos’ta hareket eden V. Kafkas Fırkası Kumrallı, Doğanlar, Efe Sultan üzerinden Kocatepe’ye yanaşarak 23/24 Ağustos gecesi iki taburu değiştirerek cepheyi teslim almıştır.

Bolvadin’den hareket eden 12. Fırka Yeniköy, Kumrallı, Doğanlar, Ağzıkara, Karlık, Avlakyayla üzerinden 25 Ağustos akşamı Sarıbaba güney bölgesine varmıştır.

Büyük Taarruz öncesi en mühim gelişme şüphesiz Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’nın 24 Ağustos 1922 tarihinde Akşehir’den Afyonkarahisar Şuhut’a intikali olmuştur. Erkan-ı Harbiye Reisi, Garp Cephesi Kumandanı diğer kumandanlar son bir kere taarruz planlarını Şuhut’ta gözden geçirmişlerdir.

Günümüzde “Atatürk Evi” olarak anılan Şuhut’taki Hacı Veli Konağında üst kattan alt kattaki kazana sürekli olarak su aktarılarak ses oluşturulmuş, böylece içeride görüşülenlerin her hangi bir şekilde dışarıdan işitilmesi imkansız hale getirilmiştir. Konağın gaz lambalı odasından Türk Milletinin bağımsızlığına yürünmüştür. Bu yayın vesilesi ile bütün dinleyicilerimizi Şuhut’taki Atatürk Evi’ne ziyarete davet ediyoruz.

Kumandanların çadırları Şuhut-Kocatepe arasındaki yüksek ağaçların altına kurularak düşmanın harekattan kuşkulanması engellenmiştir. Zira Yunanlılar, zaman zaman keşif uçuşları yapmaktadır.

Kocatepe’nin hemen arkasında yer alan ve düşmanın bir gün dahi işgal edemediği küçük bir şehir konumunda olan Şuhut, Büyük Taarruz öncesi son hazırlıkların yapıldığı yer olarak tesadüfen seçilmemiştir.

Bütün rütbelerini ve zaferlerini savaş meydanlarında kazanan Başkumandan, gece yarısı Şuhut’tan Kocatepe’ye tırmanmış ve cephedeki yerini almıştır. 26 Ağustos 1922 sabahı bir kere daha cephenin sıfır noktasında Türk milletinin önünde, işgalcilerin tam karşısındaydı.

2- Zafer Yolu ya da Şuhut-Kocatepe Yolunun Önemi

Şuhut – Kocatepe Yolu, Büyük Taarruz öncesinde askeri birliklerimizin ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa ile diğer kumandanların geçişi yanında, Türk kadınının bilhassa kağnılarıyla cepheye mühimmat, iaşe taşımasına tanıklık etmiştir. Bu vesile ile zaferin kazanılmasında emeği geçen öküzü öldüğü için onun yerine kağnı arabasını çeken, düşmanın sesini duymaması için göğsünde çocuğunu şehit eden annelerimizi bir kere daha şükranla ve rahmetle anıyorum.

Türk halkı Şuhut’tan Kocatepe’ye uzanan zafer yolunu hep hatırlamıştır. Bir çok müessese Zafer ve Kocatepe ismi almıştır. Mensubu bulunduğum üniversite de Kocatepe adını taşımaktadır.

3- Bu Yılki Etkinlikler

Bu yılki etkinliklere katılım büyük olmuştur. Ege Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Karatay Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Mehmet Akif Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi başta olmak üzere bir çok üniversitemiz öğretim üyeleri ve öğrencileriyle iştirak etmiştir. Ankara, Muğla, Zonguldak, İstanbul, Balıkesir, Burdur, Antalya daha bir çok vilayetimizden halkımız gönüllü olarak yürüyüşe katılmışlardır.

4- Görüş ve intibaılar

Katılımcılardan birkaç ifade aktaracak olursak;

“Yürüyüşü asfalt yolda rahat şartlar altında yapmamıza rağmen tepeye çıktığımızda yorgunluktan bitap düşmüş bizler, yıllar önce aynı tepeye kağnılarla ağır yüklerle yürüyen ve bizim geleceğimiz için savaşan atalarımıza bir kez daha minnet duyduk.”

İzmir’den etkinliğe iştirak eden bir öğretmen arkadaşın sosyal medyada paylaştığı “gece çok soğuktu o gün yürüyüşe geçen askerlerimizin neler hissettiklerini nasıl mücadele ettiklerini bile düşünemiyoruz. Ruhları şad olsun” ifadesi organizasyonun amacına ulaştığını göstermektedir.

5-Şehit ve Gazilerimize rahmet

Milli Mücadele’de emeği geçen şehit ve gazilerimizi, mensubu olduğum Afyon Kocatepe Üniversitesi ve şahsım adına bir kere daha saygı, gurur ve rahmetle anıyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.